Gözümü yumup ta açınca erişti altmış
Bel bağlayıp ben eylemedim bir iyi iş
Gece gündüz gamsız yürüdüm ben, yaz ve kış
Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm
Altmış birde pişmanım günahımdan
Ey dostlar, çok korkuyorum İlah’ımdan
Candan geçip kurtuluş dileyim Allah’ımdan
Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm
Altmış iki yaşta Allah ışık saldı
Baştan ayağa gafletlerim yok eyledi Continue reading
Etiket: Divanı Hikmet şiirleri (Page 1 of 2)
Elli dörtte bedenlerimi ağlar eyledim
Marifetin meydanında dolandım
İsmail gibi aziz canımı kurban eyledim
Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm
Elli beşte cemal için dilenci oldum
Kavruldum, yandım, gül gibi ta ki yok oldum
Allah’a hamdolsun cemal arayıp eda oldum
Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm
Elli altı yaşa ulaştı dertli başım
Tevbe eyledim, akar mı ki gözden yaşım
Erenlerden nasip almadan taş gönülüm Continue reading
Kul huvallah, sübhanallah”ı vird eylesem
Bir ve Var’ım cemalini görür müyüm
Baştan ayağa hasretinde feryad eylesem
Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm
Ellibirde çöller gezip otlar yedim
Dağlara çıkıp, taat kılıp gözümü oydum
Cemalini göremedim, candan doydum
Bir ve Var’ım, cemalini görür müyüm
Elliiki yaşta geçtim ev-barktan
Ev-barkım ne görüne belki candan
Baştan geçtim, candan geçtim, hem imandan Continue reading
Kırksekizde aziz candan, sikayetçi oldum
Günah derdi sakat kıldı hasta oldum
O sebepten Hakk’tan korkup uyumaz oldum
Zatı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana
Kırkdokuzda aşkın düştü, tutuşup yandım
Mansur gibi eş ve dosttan kaçıp kayboldum
Türlü türlü cefa değdi, boyun eğdim
Zatı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana
Elli yaşta “Erim”dedim, amelim zayıf Continue reading
Kırk dördümde muhabbetin pazarında
Yakamı tutup, ağlayıp yürüdüm gül bahçesinde
Mansur gibi başımı verip aşk darağacında
Zatı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana
Kırkbeşimde Sen’den hacet dileyip geldim
Tevbe eyledim her iş yaptım hata eyledim
Ya İlahım, rahmetini ulu bildim
Zatı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana
Kırkaltımda zevk ve şevkim dolup taştı
Rahmetinden damla damladı, Şeytan kaçtı Continue reading
Ya İlahım, hamdın ile hikmet söyledim
Zatı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana
Tevbe kılıp günahımdan korkup döndüm
Zatı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana
Kırk birimde ihlas eyledim, yol bulayım deyip
Erenlerden gördüğüm her sırrı ben örteyim deyip
Pir-i kamil izini alıp ben öpeyim deyip
Zatı ulu Rabbim, sığınıp geldim sana
Kırk ikimde istekli olup yola girdim
İhlas eyleyip yalnız Hakk’a gönül verdim Continue reading
Pir-i kamil içkisinden damla tattımYol bulayım deyip başım ile geceleri dondum
Allah’a hamd olsun, lutf eyledi, nura battım
Gönül kuşu Lâmekan’a ulaştı dostlar Kıyametin şiddetinden aklım şaşkın
Gönlüm korkmuş, canım yorgun, evim yıkık
Sırat adlı köprüsünden gönlüm paramparça
Aklım gidip, deli olup kaldım dostlar
Otuzüçte saki olup mey paylaştırdımŞarap kadehini ele alıp doyasıya içtim
Ordu hazırlayıp şeytan ile ben vuruştum
Allah’a hamd olsun, iki nefsim öldü dostlar Otuzdörtte alim olup bilge oldum
Hikmet söyle!” dedi Rabbim, söyler oldum
Kırklar ile şarap içtim, yoldaş oldum
İç ve dışım Hakk nuruna doldu dostlar Otuzbeşte mescide girip devran sürdüm
Birdenbire durduğum yerde bütün ulularHakk aşkını gönlüm içine saldı dostlar
Hızır Babam hazır olup lutfederek
Yardım edip, elim tutup aldı dostlar Otuz birde Hızır Baba’m mey içirdi
Vücudumdan şeytanı temiz kaçırdı
Sevdalandım, günahlarımı Hakk affetti
Ondan sonra Hakk yoluna saldı dostlar Otuz iki yaşda ulaştı Hakktan ferman
Ben yirmi sekiz yaşta aşık oldumGece yatmayıp, mihnet çekip sadık oldum
Ondan sonra dergahına layık oldum
O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte Yirmi dokuz yaşa girdim, halim harab
Aşk yolunda olamadım misali toprak
Halim harab bağrım kebab, gözüm dolu yaş
O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte
Cenazemin arkasından taşlar atınAyağımdan tutup sürüyerek kabre götürün
Hakk’a kulluk kılmadın deyip çekiştirip tepin
O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte Günah ile yaşım yetti yirmi beşe
Sübhan Rabbim, zikr öğretip göğsümü deş
Göğsümdeki düğümleri sen kendin çöz
O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte
Yaşım yirmiye vardığı zaman, makamdan makama geçtim. Allah’a hamd olsun, pir üstadlarının hizmetini tamamladım. Dünyadaki bütün kurtlar ve kuşlar bana selam verdi. Hakk’a yakın oldum ben işte bu sebebten.
Onaltımda bütün ruhlar pay verdi
“Hay hay size mübarek olsun”deyip Adem geldi
“Evladım!” deyip, boynuma sarılıp gönlümü aldı
On yedimde Türkistan da durdum ben işte
On sekizde Kırklar ile şarap içtim
Zikrini söyleyip, hazır durup göğsümü deştim
Nasip kıldı, cennet gezip huriler kucakladım
Hakk Mustafa cemallerini gördüm ben işte Continue reading
Her sabah vakti ses geldi kulağıma
Zikr söyle!” dedi, zikrini söyleyip yürüdüm ben işte
Aşıksızları gördüm ise, yolda kaldı
O sebepten aşk dükkanını kurdum ben işte
Onbirimde rahmet deryası dolup taştı
“Allah!” dedim, şeytan benden uzak kaçtı
Hay u heves, ben-bencillik durmayıp göçtü
On ikide bu sırları gördüm ben işte Continue reading
Namazını kılıp yerden kaldırdılar
Bir anda cennet içine ulaştırdılar
Ruhunu alıp “İlliyyin” cennetine girdirdiler
O sebepten altmış üçte girdim yere
Allah, Allah yer altında vatan eyledi
Münker Nekir “Men rabbük?” deyip soru sordu
Arslan Baba’m İslam’ından beyan eyledi Continue reading