Yazılan her şiire bedel
İki damla gözyaşı,
Kalemin duyguyu tarifi,
Süssüz ne mümkün,
İlla ki acıklı olacak duygu,
Ağlatacak okuyanı söz,
Ve şiir olacak
iki damla gözyaşı.
Ali Özdemir
Seyyah-ı Aşk
filozof sanata, sosyolog edebiyata aşıktır…

Seyyah-ı Aşk
Ol canım aşka kurban olsun. Ol sevgili akan kanım şahidim olsun. Ey felekler! Görün bu feryadı, aşka can veren bu eri görün. Bir gün ecel rüzgarı kapımızı açarsa ey sevgili, hatıranı da alamaz ya benden. Tabutun içine koyarlarsa bizi ey sevgili, saçından bir tel versen yeter. Ne azab-ı cehennem, ne ateş-i suzan korkutmaz beni. Aşka can veren pervane, korkar mı hiç ateşten? Aşık olan bu candan her dem geçer. Beden kadehtir her daim mey gerek bize. Ey sevgili! Yüzün yüzüme değdiğinde günden beridir, tenin aşktır tenime. Devamını Oku
Seni çağırır el ayak, dil dudak. Seni söyler cümle dilsiz şu alem. Kulağım her dem gel sesini duymakta. Geceler nasıl gündüzü çağırır ise. Seni çağırmakta cümle tellallar. Güneş elinde tokmak ay davulunu çalmakta, sen duy diye. Neredesin hangi bulutun ardına sığındın. Hangi duanın amininde saklısın, bunu bilmiyorsun? Gözyaşlarım ile aldığım abdestimin birazdan cemaline duracağım kıblemin şahididir cümle aşıklar. Halime dua edin ben onu arıyorum, bulmamak tek ümidim…
Ali Özdemir
Seyyah-ı Aşk
Ne diye padişahlık hevesine kapılırsın deli gönül? Padişahlıkta gözüm yok dersin, öyleyse bu taç ile tahta olan düşkünlüğün nedendir? Şu haline bir bak! Baştan aşağı kibir var her halinde. Açgözlülük sürekli seni kovalayıp durmada. Padişahlık ta gözüm yok dersinde, bu hal hareketin nicedir. Deme sakın padişahtan öğrendim. Onun gibi hal hareket etmesini, deme sakın. Sen padişahın nefesine sahip değilsin. Padişah gür sesi ile binlerce ordu toplar, onun her şeye gücü kuvveti yeter. Peki ya senin neyin var deli gönül? Padişahlıktansa padişaha kulluk daha iyidir. Kulluğun tadını alan er, ne padişahlık ister, nede sırça köşk.
Ali Özdemir
Seyyah-ı Aşk