Vladimir Mayakovski İman İsimli Şiiri

İstediğiniz kadar uzatın bekleyişi
gördüğüm şey öylesine berrak
ve bu berraklık bir masal gibi
öylesine bırakmıyor ki beni
şu uyağı koyunca
çok daha güzel bir hayata tırmanacağım
ikinci dize uyunca.
En basit bir soruya bile ihtiyacı yok artık:
Tüm ayrıntılarıyla görüyorum işte
nağme nağme yükseliyor
taş taş üstünde yükselir gibi
ve ne bir pislik ne de bir toz zerresi
tüm hatlarıyla görüyorum yükseliyor
pırıl pırıl yüzyıllardan katlarıyla Devamını Oku

Afşar Timuçin İlk Yaz Gibi Şiiri

İlkyaz kendiliğinden
Sana hiç sormadan gelir
Dokunsan uçar gider
Az önce buradaydı
Bir kelebeğin kanadında
Bir demet çiçek gibi
Dalın üstündeydi gördüm
Bir yapraktan süzüldü
Dağıldı suyun parlak yüzünde
Sonra yayıldı yere
Az önce buradaydı
Aşk da ilkyaz gibidir
Yaşadığın yerde vardır
Aradığın yerde yok.

Afşar Timuçin

Ülkü Tamer Güneş Topla Benim İçin

– Karacaoğlan’a –

Seher yeli çık dağlara
Güneş topla benim için
Haber ilet dört diyara
Güneş topla benim için

Umutların arasından
Kirpiklerin karasından
Döşte bıçak yarasından
Güneş topla benim için Devamını Oku

Turgay Fişekçi Sorma Bana Şiiri

Sorma bana kimim
Nerden geldim buraya
Gözlerimdeki kırmızı bulutlar
Hangi günlerden sorma.

Elbet olmuştur geçmişte
Açıklanamaz şeyler
Bağlardan çaldığım üzümleri
Yemişimdir yaslanıp mavi göğün göğsüne

Sorma bana kimim
Yaşım kaç, işim ne?
Bana “seviyor musun?” de.
Başka bir şey sorma.

Turgay Fişekçi

Taşlıcalı Yahya Bey Dar-ı Dünya Gazeli

Dar-ı dünya delü gönlüm gibi viran olsa
Ne cihan olsa, ne can olsa, ne hicran olsa.

(Dünya evi deli gönlüm gibi viran olsa;
ne dünya olsa, ne can olsa, ne de ayrılık olsa.)

Kaşki sevdüğümi sevse kamu ehl-i cihan
Sözümüz cümle hemân kıssa-i canan olsa. Devamını Oku

İhsan Yüce: Ekmek, Şarap, Sen ve Ben

Ekmek, Şarap, Sen ve Ben

Asıl adı Mehmet İhsan Yüce 1991 yılında vefat ettiğinde, Can Yücel, Salacak’taki cenaze evinde düzenlenen ufak anma törenine katılır. Sonrasında, kendisini Üsküdar’a götürmesi için Yusuf Ekşi’ye ricada bulunur. Yusuf Ekşi, Can Baba’nın ricasını kabul eder. Ama Can Baba’ya neden mezarlığa gelmediğini sorar. Can Yücel, sararmış bıyıklarını ve sakallarını okşayarak ona cevap verir o tok sesiyle: “İnsan arkadaşını hiç gömebilir mi yahu?”

İhsan Yüce, Türk sineması ve tiyatrosunun en önemli figürlerinden biridir. 1929 yılında Elazığ’da doğan Yüce, genç yaşta sanata ilgi duymaya başlamış ve tiyatro ile sinemaya adım atmıştır. Dağıstan göçmeni Kafkas bir ailede 7 kardeşin üçüncüsü olarak doğmuştur. İzmir Atatürk Lisesi ve İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde okumuştur. Bir süre özel şirketlerde muhasebecilik yapmış. Sanat yaşamına ise 1952’de İzmir’de Halk ve Çocuk Tiyatrosu’nda başlamıştır. Bir sezonluk ömrü olan Bizim Tiyatro’yu kurmuştur. 1965-1966 arasında Lale Oraloğlu Tiyatrosu’nda çalışmıştır. 1968 yılında üç arkadaşı ile birlikte Ankara Drama Tiyatrosu’nu kurmuştur. Bu tiyatroda Suç ve Ceza ile Sahne Işıkları isimli oyunları sahnelemiştir. Gen-Ar, Arena ve Direklerarası Tiyatrolarında çalışmalarını sürdürmüştür. Yüce beyaz perdede 150’den fazla filmde yer almış ve 56 filmin senaryosunu yazmıştır. Devamını Oku

Enver Gökçe Başlangıç İsimli Şiiri

Zaman akar, zaman geçer,
Zaman zindan içinde;
Biz mapusta gürül gürül yatardık
Yılan çıyan içinde.
Getirdiler ite kaka bir yiğit,
Ayak çıplak
Ak bir mintan içinde.
Zaman zaman içinde
Işık duman içinde
Ve raviyan-i ahbar
Ve muhaddisan-i ruzigar
Şöyle rivayet
Ve hikayet ederler kim: Devamını Oku

Ülkü Tamer Gül Dikeni Şiiri

Uçakları nedeyim
Gökkuşağı gönder bana
Senin olsun süngülerin
Gül dikeni yeter bana.
Kan kurşundan silinince
Kardeş olur kardeş olur eller bana
Kan kurşundan silinince
Kardeş olur kardeş olur kardeş olur eller bana.
Silahları nedeyim
Benim sevgim mavzer bana
Suya attığım çiçekler
Bir gün olur döner bana.
Kan kurşundan silinince
Kardeş olur kardeş olur eller bana
Kan kurşundan silinince
Kardeş olur kardeş olur kardeş olur eller bana

Ülkü Tamer