Vedat Türkali İstanbul İsimli Şiiri

Salkım salkım tan yelleri estiğinde
Mavi patiskaları yırtan gemilerinle
Uzaktan seni düşünürüm İstanbul
Bin bir direkli Halicinde akşam
Adalarında bahar
Süleymaniye’nde güneş
Hey sen güzelsin kavgamızın şehri
Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde
Bakışlarımda akşam karanlığın
Kulaklarımda sesin İstanbul
Ve uzaklardan

Daha Fazlasını Oku

Servet Kocakaya Doğum Günümde Şarkı Sözü

Hiç kimseyi sevemezsin sandığın zamanlar
Dalga kıransız bir çocuk bütün limanlar
Kahramansız bir film gibi solar romanlar
Figuranlar beni oynar doğum günümde
Biran var ki unutulmaz derdi kederi
Göçlere top kentlere mağdur durursun
İstanbula benziyorsun doğum günümde
Başladığı yerde biter tüm yolculuklar
Bir selamı eksik etme doğum günümde
Gözlerimde sensizlikten gayri nem kaldı
Mahsuniden bir türkü çal doğum günümde
Biran var ki unutulmaz derdi kederi
Basladığı yerde biter tüm yolculuklar
Bir selamı eksik etme doğum günümde.
Söz-Müzik: Servet Kocakaya 

Nazım Hikmet Ceviz Ağacı İsimli Şiiri

Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda.
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,
koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil. Daha Fazlasını Oku

Yahya Kemal Beyatlı Süleymaniye’de Bayram Sabahı

Kendi gökkubbemiz altında özgürce yaşamak ne güzel.Bu güzel vatan toprağında mutlu bir şekilde yaşıyorsak, çocuklarımız özgür doğuyorsa, camilerimizden beş vakit ezan okunuyorsa bunların hepsini on asır önce bu topraklara gelen ve bu günlerimizi görmeyi sağlayan atalarımıza borçluyuz.Onlardan geriye kalan her esere baktığımızda geriye bıraktıkları yüksek medeniyeti görebiliriz.Hanlar, hamamlar, medreseler, camiler, köprüler…Yaşlı bir çınar gibi dimdik ayakta kalan bu büyük eserler geçmişimiz hakkında bizlere en güzel bilgileri  verirler.Böyle kudretli bir yapının içinde bayramı ifa etmek insanın vatanın birliği ve bütünlüğü hakkındaki görüşlerini kuvvetlendirerek, yüksek medeniyetinin farkına varmasını tekrar sağlar.
 
Artarak gönlümün aydınlığı her saniyede
Bir mehabetli sabah oldu Süleymaniye’de Daha Fazlasını Oku

Fatih Sultan Mehmed Hayatı

II. Mehmed veya Fatih Sultan Mehmed 30 Mart 1432’de Edirne’de doğmuştur. 7. Osmanlı padişahıdır. Babası Sultan II. Murad, annesi ise Hüma Hatun’dur. Fatih Sultan Mehmed Divan Edebiyatında Avni mahlasını kullanmıştır.İstanbulun fethinden sonra Avrupada Büyük Türk olarak anılmaya başladı.Fatih Sultan Mehmed, uzun boylu, dolgun yanaklı, kıvrık burunlu, adaleli ve güçlü bir padişahtı. Fatih Sultan Mehmed yaşadığı devrin en büyük alimlerinden biriydi ve yedi tane yabancı dil biliyordu. Alim ve şairdi. Sanatkarları sık sık sarayına toplar, onlarla sohbet etmeyi çok severdi. İlginç ve bilinmeyen konular hakkında makaleler yazdırır, bunları incelerdi.Fatihin hocalığını da yapmış olan Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmed’in en çok değer verdiği alimlerdendi.Molla Güranide çoçukluk yıllarında Fatihe hocalık yapmıştır.Fatih Sultan Mehmed, soğukkanlı ve cesurdu. Eşi bulunmaz bir komutan ve iyi bir idareciydi. Yapacağı işler hakkında en yakınlarına bile hiçbir şey söylemezdi. Fatih Sultan Mehmed okumayı çok severdi.Fatih Sultan Mehmed Farsça ve Arapça’ya çevrilmiş olan felsefi eserler okurdu. Daha Fazlasını Oku

Attila İlhan Ben Sana Mecburum

atilla ilhanBen sana mecburum ve sen bunu bilmiyorsun. Açlık gibisin çölde susuzluk gibisin ve her zaman aklımdasın. Seni düşünmediğim bir an yok sensizliği bir an bile düşünemiyorum. Aklım sende fikrimde sende, ne yapsam bilmiyorum.

 

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor

Daha Fazlasını Oku

Ali Özdemir Deprem ve Yangın

vav13 Mart 2012 tarihli gazete manşetlerine bakıldığında ‘Pozantı Cezaevi ve İnsanlık’ yazımı daha iyi anlayabilirsiniz. 13 Mart2012 tarihli gazete manşetleri malum hapishaneye girene kadar adlarını bile duymadığımız şahısları kahramanlar gibi gösteren fotoğraflarla dolu. Şimdi onlar çıkınca nedense medyamız daha bir özgür oldu! Bu gün medyanın aslında özgür olmadığını bir kez daha anladım. Çünkü atılan ve attıkları manşetlerden birilerinin kontrolünde oldukları o kadar belli ki!Ülkenin gerçek meselelerine  güncel sorunlara eğildikleri neredeyse yok gibi! Daha dün İstanbul’un orta yerinde yapılan AVM İnşaatı yangının da 11 emekçiyi  kaybetti

Daha Fazlasını Oku