Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey Hayatı

tuğrul beyTuğrul Bey,  990 tarihinde Horasan’da doğdu. Tuğrul, çakırdoğan, yırtıcı kuş demektir. Tuğrul Bey,  Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucusu ve ilk hükümdarıdır. Tuğrul Bey, Oğuzlar’ın Kınık boyundan olan Selçuk Bey’in torunudur. Tuğrul Bey’in babası Mikail Bey, akın esnasında şehit düşünce, dedesi Selçuk Bey’in yanında büyümüştür. Tuğrul Bey’in çocukluğu Cend şehrinde geçti. Tuğrul Bey, Gaznelilerin, Selçuk Bey’in oğlu Arslan Yabguyu esir almasından sonra 1025 yılında Selçukluların başına geçti. Altun Can Hatun ile evlendi. Selçuklulara yeni bir yurt arayan Tuğrul Bey komutasındaki Türkler Horasan’a göç ettiler. 1028-1029 yılları arasında kardeşi Çağrı Bey ile birlikte Merv ve Nişabur kentlerini ele geçirdi. Buhara ve Belh kentlerine seferler düzenledi. Daha Fazlasını Oku

İlber Ortaylı Siyaset Hakkında Söz

parkOkumadan yapılan siyaset tehlikelidir, belediyeciliğe benzemez. Teferruatın bilinmesi gerekir.
İlber Ortaylı

Gaius Julius Caesar Yenmek Hakkında Söz

veni vidi viciJül Sezar, Tokat’ın Zile ilçesinde Zile Kalesi’ni aldıktan sonra Roma’ya övüncünü bildirmek üzere söylemiştir. Romalılar kendini övmeyi severdi.
 
Geldim, gördüm, yendim.(Veni vidi vici)
Gaius Julius Caesar

Malazgirt Savaşı

Malazgirt Savaşı, 26 Ağustos 1071 tarihinde, Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan ile Bizans İmparatoru IV. Romen Diyojen arasında gerçekleşen bir savaştır. Alp Arslan’ın zaferi ile sonuçlanan Malazgirt Savaşı, Türklere Anadolu’nun kapılarını açan savaş olarak bilinir. 1060 lı yıllarda Büyük Selçuklu Sultanı Alp Arslan Türklerin Ermenistan ve Anadolu’ya doğru göç etmesine izin verdi ve Türkler buralardaki şehirlere ve tarım alanlarına yerleştiler. 1068 yılında Romen Diyojen Türklere karşı bir sefer düzenledi, ama Türklere yetişemedi. 1070 yılında Türkler günümüzde Muş’un bir ilçesi olan Malazgirt ve Erciş kalelerini ele geçirdi. Daha Fazlasını Oku

Büyük Selçuklu Devleti(1037-1194)

Büyük Selçuklu Devleti, Oğuzların Üçoklar kolunun Kınık kolundan gelen Türkmenlerin kurduğu, 1037 ile 1194 yılları arasında İran, Irak, Horosan, Anadolu çevrelerinde hüküm sürmüş bir Türk devletidir. Kurucusunun Selçuk Bey’in torunlarından Tuğrul Bey olduğu kabul edilmektedir.Büyük Selçuklular, en güçlü oldukları dönemde Harezm, Horasan, İran, Irak, Suriye, Arap Yarımadası ve Doğu Anadolu’ya egemen olmuşlardır. Kapladıkları alan doğuda Balkaş ve Issık Gölleri, Tarım Havzası; batıda Ege ve Akdeniz sahilleri , kuzeyde Aral Gölü, Hazar Denizi, Kafkasya, Karadeniz; güneyde Arabistan dahil Umman Denizi’ne kadar ulaşıyordu.Selçuk Bey’in torunlarından Tuğrul Bey ve Çağrı Bey, başında bulundukları boyla birlikte Gazne Devleti topraklarında, Gazne boyundurluğunda yaşamaktaydı. 1035 yılında Gazneliler ile Tuğrul Bey arasında çıkan savaşın sonucunda Tuğrul Bey Gaznelilere karşı ilk zaferini elde etti. Daha Fazlasını Oku

Hasan Sabbah(1035? – 1124)

Hasan Sabbah, (1035? – 1124), Büyük Selçuklu Devleti zamanında yaşamış olan, tarihin eski ezoterik ve Batıni örgütü fedaayiin (Karşı düşüncedekilere göre de Haşhaşileri) kuran ve ölene kadar liderliğini yapan kişidir.

İran’da Kum kentinde dünyaya gelmiştir. (Bazı tarihçilere göre buraya Kufe’den göç etmiştir.) Zamanın önde gelen okullarında okuma şansı bulmuştur. Ailesiyle birlikte Rey şehrine gittiğinde burada Şii inancının önderleriyle temas etmiş ve Şiiliği benimsemiştir. Dini çalışmalarını geliştirmek için Fatimiler’in hakim olduğu Kahire’ye gitmiştir. İran’a döndüğünde Selçuklu sarayında yüksek bir memuriyetle işe başlayacaktır. Bu dönemde ünlü Büyük Selçuklu veziri Nizamülmülk’ün emrinde çalışmaya başlamıştır.

Bazı iddialara göre Nizamülmülk, Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah birlikte aynı dönemlerde öğrencidirler ve yakın dost olduklarına ilişkin söylenceler de vardır. Lakin bu efsanenin doğruluğuna dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Daha Fazlasını Oku

Ağ Gelin Hikayesi

İçten ve duygulu bir ağıt olan Ağ Gelin Hikayesi, Kayseri ve civarındaki bir çok yerleşim yerinde bilinmektedir. Avşar aşireti içinde de çok sevilerek söylenmekte ve dinlenmekte olan bir hikayedir. Kızlar gelin giderken kınalarında bu ağıt söylenir, bir çok genç kıza ana ocağından ayrılırken bu ağıt söylenmiştir. Bu ağıt ile genç kızlar yiğidinin evine gönderilmiştir. Çoğu köyde düğünlerde halay çekenler halaya başlamadan önce davulcu ve zurnacıdan ağ gelin türküsünü çalmalarını isterler. Daha Fazlasını Oku

II. Abdulhamid (1842-1918)

II. Abdülhamid ( 19 Ağustos 1842 –  10 Şubat 1918), Osmanlı İmparatorluğu’nun 34. padişahı ve 113. İslam halifesidir.

Sultan Abdülmecid’in oğludur. Henüz 10 yaşındayken annesi Tirimüjgan Sultan öldü. Bakımını Abdülmecid’in diğer çocuksuz eşi Piristû Kadın Efendi üstlendi. Piristû Kadın Efendi, Abdülhamid’i kendi çocuğu gibi büyüttü. Babasının ölümünden sonra yerine geçen amcası Abdülaziz diğer şehzadelerle birlikte Abdülhamid’in eğitimiyle de yakından ilgilendi. 1867 yılında çıktığı Avrupa gezisine Abdülhamid’i de beraberinde götürdü.

Amcası Abdülaziz’in 1876’da tahttan indirilmesi ve şüpheli koşullarda ölümü, ağabeyi V. Murat’ın tahta geçirildikten üç ay sonra ruhsal çöküntü geçirdiği iddiasıyla tahttan indirilerek Çırağan Sarayı’na hapsedilmesi olaylarına tanık oldu. 31 Ağustos 1876’da padişah ilan edildi ve 7 Eylül günü Daha Fazlasını Oku

Mustafa Kemal Atatürk(1881-1938)

Mustafa Kemal, 1881 yılında, Selanik’te doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. İlkokulu Selanik’te Şemsi Efendi Mektebi (İlkokul)’nde okudu. Öğrenimini Selanik Askeri Rüştiyesi (ortaokul) ve Manastır Askeri İdadisi (Lise)’nde sürdürdü. 1899’da girdiği İstanbul Harbiye Mektebi’ni 1902 yılında piyade teğmen olarak, Harp Akademisi’ni de 1905’te kurmay yüzbaşı olarak bitirdi.Mustafa Kemal, 1905 yılında Şam’da 5. Ordu’da, 1907’de Makedonya’daki 3. Ordu’da görevlendirildi. Manastır ve Selanik’te görevli iken 1909’da İstanbul’daki (31 Mart Vak’ası) ayaklanmasını bastıran Hareket Ordusu’nda görev aldı ve ayaklanma  kısa sürede başarıyla bastırıldı. Arnavutluk isyanını bastırma harekatına katıldı. 1911’de İtalya’nın Trablusgarp’a asker çıkarması üzerine Tobruk’a gönderildi.

Daha Fazlasını Oku

Kanuni Sultan Süleyman Sıhhat Gibi

Halk içindeki en değerli nesne devlettir, devlet kadar değerli bir şey yoktur. Dünyada ise devletten daha değerli bir şey vardır, o da sıhhattir. Hayatta her şeyin başı sağlıktır.
 
Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sihhat gibi
Ko bu ays u isreti çünkim fenadur akibet
Yar-i baaki ister isen olmaya taat gibi
Olsa kumlar sagisinca ömrüne hadd ü aded
Gelmeye bu sise-i çarh içre bir saat gibi
Saltanat didükleri ancak cihan gavgaasidur
Olmaya baht u saadet alem-i vahdet gibi
Ger huzur itmek dilesen ey Muhibbi farig ol
Var midur vahdet makaami guse-i uzlet gibi Daha Fazlasını Oku

Yavuz Sultan Selim Dildar Olur

Herkesi sadık dost zannetme, herkesten sadık dost olmaz. Herkes sana dost olmaz, kimi tanıdığın sana el olur. Sen bu alemde sadık olursan, serdar olursun, yar olursun, el olursun, serdar olursun, sevgili olursun. 
 
Sanma şahım herkesi sen sadıkane yar olur
Herkesi sen dostun mu sandın belki ol ağyar olur 
Sadıkane belki ol alemde bir serdar olur
Yar olur ağyar olur serdar olur dildar olur
 
Yavuz Sultan Selim