Gene gel, gene Ne olursan ol, ister kafir ol İster ateşe tap, ister puta İster yüz kere tövbe etmiş ol İster yüz kere bozmuş ol tövbeni Umutsuzluk kapısı değil bu kapı Nasılsan Öyle gelMevlana Celaleddin Rumi
Cenazemin arkasından taşlar atın Ayağımdan tutup sürüyerek kabre götürün Hakk’a kulluk kılmadın deyip çekiştirip tepin O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işteGünah ile yaşım yetti yirmi beşe Sübhan Rabbim, zikr öğretip göğsümü deş Göğsümdeki düğümleri sen kendin çöz O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte
Kimseler bilemez beni Senin bildiğin kadar İçinde yan yana uyuduğumuz Gözlerin Benim insan parıltılarıma Dünyanın gecelerinden daha iyi bir gelecek hazırladıİçinde uçtuğum gözlerin Yolların gidişine
Döndürsene beni senin yoluna Kahreden dünyamda sürünüyorum Huzursuz geceler korkulu düşler Bakta gör halimi sürünüyorum Ne bir sevenim var ne seven bir kalbim Ellerim bağrımda perişan kaldım Birgün değil sana hergün yalvardım
Eğdirmem başımı kimselere ama sana yerle bir oldum Giderim uzaklaşırım her zaman, ilk kez dönüp durdum Ağladım içime attım herşeyi biriktirdim Gecikmeli coştum taştım bu yüzden de duruldumKorkumdan bir kere bile seni aramadıysam Yönsüzüm sensiz, sebebi bir yere konamadıysam Unutmadım nedeni hiç bir aşka sığamadıysam Saygımdan biraz da seni unutmaya kıyamadıysam
Hep aynı sessizlikle geliyor gece Hep aynı yalan dolan masalları dinliyorum yine Hep aynı yüzler, hep aynı sesler peşimde Anlatamıyorum, inandıramıyorum kendime Sen benim yarım kalan cümlelerimsin Hiç söyleyemediğim, söylemediğim o sözlerim Sen benim hiç ısınmayan ellerimsin Hiç unutamayan, unutmayan o kalbim
Birden ay ışığını kesti Bir de sen çok değiştin Yaşananlar hiç yaşanmamış gibi Söylenenler hiç söylenmemiş gibi Birde sen karşıma geçtin Başka biri var, biri var. dedin İnanamadım bittiğine