Hoca Ahmet Yesevi Divanı Hikmet

hoca ahmet yeseviOtuz dört yaşına geldiğim zaman alim olup bilge dediler bana, hikmet söyledim Rabbim için, kırklar ile beraber aşk şarabı içtim, yoldaş oldum, içim dışım nur doldu.
 
Otuzüçte saki olup mey paylaştırdım
Şarap kadehini ele alıp doyasıya içtim
Ordu hazırlayıp şeytan ile ben vuruştum
Allah’a hamd olsun, iki nefsim öldü dostlar
Otuzdörtte alim olup bilge oldum
Hikmet söyle!” dedi Rabbim, söyler oldum
Kırklar ile şarap içtim, yoldaş oldum
İç ve dışım Hakk nuruna doldu dostlar
Otuzbeşte mescide girip devran sürdüm
30 Haziran 2014
Okunma
bosluk

Hoca Ahmet Yesevi Divanı Hikmet

hoca ahmet yeseviOtuz iki yaşımda ulaştı bana Hakktan ferman, kulluğa kabul ettiler olmadım mahzun, bu canımı verirken sana vereyim iman nurunu, garip canım mutlu olur gülünce gül yüzlü dostlar.
 
Birdenbire durduğum yerde bütün ulular
Hakk aşkını gönlüm içine saldı dostlar
Hızır Babam hazır olup lutfederek
Yardım edip, elim tutup aldı dostlar
Otuz birde Hızır Baba’m mey içirdi
Vücudumdan şeytanı temiz kaçırdı
Sevdalandım, günahlarımı Hakk affetti
Ondan sonra Hakk yoluna saldı dostlar
Otuz iki yaşda ulaştı Hakktan ferman
3 Haziran 2014
Okunma
bosluk

Hoca Ahmet Yesevi Divanı Hikmet

hoca ahmet yeseviOtuz yaşımda odun eyleyip yaktılar beni, bütün ulu büyükler toplandılar ve bana dünyayı bıraktırdılar, vurdular bana, çekiştirdiler beni, dünya derdini bıraktırdılar bana, o sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben buraya.
 
Ben yirmi sekiz yaşta aşık oldum
Gece yatmayıp, mihnet çekip sadık oldum
Ondan sonra dergahına layık oldum
O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte
Yirmi dokuz yaşa girdim, halim harab
Aşk yolunda olamadım misali toprak
Halim harab bağrım kebab, gözüm dolu yaş
O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte
6 Mayıs 2014
Okunma
bosluk

Hoca Ahmet Yesevi Divanı Hikmet

hoca ahmet yeseviYirmi yedi yaşına girdiğim zaman Pir’imi buldum, her ne gördüm ise ondan bir perde ile bu sırrı örttüm, pirimin eşiğine yaslanarak uyudum, ayak izlerini öptüm. Bu sebepten Hakk’ın merhametine sığınıp geldim.
 
Cenazemin arkasından taşlar atın
Ayağımdan tutup sürüyerek kabre götürün
Hakk’a kulluk kılmadın deyip çekiştirip tepin
O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte
Günah ile yaşım yetti yirmi beşe
Sübhan Rabbim, zikr öğretip göğsümü deş
Göğsümdeki düğümleri sen kendin çöz
O sebepten Hakk’a sığınıp geldim ben işte
24 Nisan 2014
Okunma
bosluk

Hoca Ahmet Yesevi Divanı Hikmet

hoca ahmet yeseviYaşım yirmiye vardığı zaman, makamdan makama geçtim. Allah’a hamd olsun, pir üstadlarının hizmetini tamamladım. Dünyadaki bütün kurtlar ve kuşlar bana selam verdi. Hakk’a yakın oldum ben işte bu sebebten.
 
Onaltımda bütün ruhlar pay verdi
“Hay hay size mübarek olsun”deyip Adem geldi
“Evladım!” deyip, boynuma sarılıp gönlümü aldı
On yedimde Türkistan da durdum ben işte
On sekizde Kırklar ile şarap içtim
Zikrini söyleyip, hazır durup göğsümü deştim
Nasip kıldı, cennet gezip huriler kucakladım
Hakk Mustafa cemallerini gördüm ben işte
10 Şubat 2014
Okunma
bosluk

Hoca Ahmet Yesevi Divanı Hikmet

hoca ahmet yeseviOn üç yaşımda bütün nefsani isteklerimi elime aldım. Nefis denen insan belasının başına yüz bin tane bela sarıp ortaya saldım. Kibir denen şeytani günahı ayaklarımın altına aldım. On dört yaşıma geldiğimde saf toprak oldum. 
 
Her sabah vakti ses geldi kulağıma
Zikr söyle!” dedi, zikrini söyleyip yürüdüm ben işte
Aşıksızları gördüm ise, yolda kaldı
O sebepten aşk dükkanını kurdum ben işte
Onbirimde rahmet deryası dolup taştı
“Allah!” dedim, şeytan benden uzak kaçtı
Hay u heves, ben-bencillik durmayıp göçtü
On ikide bu sırları gördüm ben işte
30 Ocak 2014
Okunma
bosluk

Hoca Ahmet Yesevi Divanı Hikmet

hoca ahmet yeseviSekiz yaşımda sekiz yandan yol açıldı bana, güzel söz söyleyeyim diye başlarıma nurlar saçıldı. Allah’a hamd olsun, bana insanı kamillere içirilen mey içirildi. Ben nasıl peygamberimizden fazla yaşayayım, o sebepten dolayı altmış üç yaşımda girdim mezara ben.
 
Namazını kılıp yerden kaldırdılar
Bir anda cennet içine ulaştırdılar
Ruhunu alıp “İlliyyin” cennetine girdirdiler
O sebepten altmış üçte girdim yere
Allah, Allah yer altında vatan eyledi
Münker Nekir “Men rabbük?” deyip soru sordu
Arslan Baba’m İslam’ından beyan eyledi
10 Ocak 2014
Okunma
bosluk

Hoca Ahmet Yesevi Divanı Hikmet

hoca ahmet yeseviKüçük yaştan başladım ben ibadet etmeye, beş yaşında nafile oruç tuttum, gece gündüz zikir çektim. İnsanlardan kaçtım, meleklerden ders öğrendim. Bütün bağlarımı kopardım. Hz. Peygamber gibi o yüzden altmış üç yaşında ben mezara girdim.
 
Beş yaşımda belimi bağlayıp ibadet eyledim
Nafile oruç tutup âdet eyledim
Gece gűndüz zikrini deyip rahat eyledim
O sebepten altmış üçte girdim yere
Altı yaşta durmadan kaçtım insanlardan
Göğe çıkıp ders öğrendim meleklerden
İlgimi kesip bütün tanıdık bağlardan
O sebepten altmış üçte girdim yere
22 Aralık 2013
Okunma
bosluk

Hoca Ahmet Yesevi Divanı Hikmet

hoca ahmet yeseviCandan geçemeyen sufinin yalandır çektiği ”Hu”, arsızlar yolda kalır, sual sorulmaz onlara, bir kul Mevlayı bulduysa susar, aşıklar hal dili ile konuşur. Aşığın sözüde özüde gizli kalır. 
 
Arş üstünde namaz kılıp dizimi büktüm
Dileğimi deyip, Hakka bakıp yaşımı döktüm
Yalancı aşık, sahte sufi gördüm, kötüledim
O sebepten altmış üçte girdim yere
Candan geçmeden “Hu Hu” demenin hepsi yalan
Bu arsızdan sormayın sual, yolda kalan
Hakk’ı bulanın özü gizli, sözü gizli
O sebepten altmış üçte girdim yere
Bir yaşımda ruhlar bana pay verdi
6 Aralık 2013
Okunma
bosluk

Hoca Ahmet Yesevi Divanı Hikmet

hoca ahmet yeseviOkudukça anlamını sordum, ışık saldılar bana Hakkın cemalini gördüm. Hakkı aradım ben iblisi buldum yolda, iblise dizgin vurdum, yola getirdim ben. Hak yolunda kor oldum, yandım söndüm bittim ben. Makamdan makama geçtim ben, Hak yolunda kayboldum ben.
 
“İnna fetehna… “yı okuyup anlam sordum
Işık saldı, kendimden geçip cemal gördüm
Hocam vurup “Sus’” dedi, bakıp durdum
Yaşımı saçıp, çaresiz olup durdum ben işte
“Ey cahil, gerçek bu!” diye söyledi, bildim
Ondan sonra çöller gezip Hakk’ı sordum
Nasip etti, şeytanı tutup bindim
3 Kasım 2013
Okunma
bosluk
  • Page 1 of 2
  • 1
  • 2
  • >
 Son Yazılar FriendFeed

Blogroll


Söz ve Şiir sitesi bir bilgi ve kültür sitesi olup, sitenin kuruluş amacı geçmiş ve gelecek arasına sözlerden ve şiirlerden oluşan yıkılmayacak bir köprü kurmak ve yaşayanları, yaşamışları, yaşananları unutmamak ve unutturmamaktır. Söz ve Şiir sitesinin herhangi bir kar amacı olmayıp, toplum yararına kurulmuş olan vakıf, dernek ve hayır kuruluşları hariç kar amacı güden hiçbir yapının reklamına sitede yer verilmeyecektir. Site içerisinde yer alan eserler internet ortamındaki ilgili internet sitelerinden veya konu ile ilgili görsel ve yazılı kaynaklardan derlenmiştir. Sitemizde yer alan eserlerin telif (yayın) hakları eser sahiplerine veya yasal temsilcilerine ait olup, eserlerinin sitemizde yayınlanmasını istemeyen eser hak sahiplerinin sitemize iletişim kutusundan bildirimde bulunmaları halinde söz konusu eserler en kısa zamanda sitemizden kaldırılacaktır.

Personal