Yılmaz Odabaşı Dağınık Gazel

Bu bir dağınık gazeldir, yaşanmış kendi içinde sömürge bir ülke için. Çocukluğum kalır, gençliğim kalır, göç geçer, acı bir çığlık gibi hüzünlü bir ayrılık kalır. Bu memlekette nem var, nem varsa sende kalır. Anılardan bir haz, ardında bir dağınık gazel ile, kül ile, ankara’da bir ölü yılmaz kalır.
 
“eski güzel şeylerden değil, yeni kötü şeylerden başlamak gerekir.”
Walter Benjamin
 
göç
geçer
geçer ayrılıklar baladı
siyah bir orman olur gençliğimiz
bize böyle pay kalır
bize böyle pay kalır
ağla sömürgem, belki dönemem
oralarda usul usul talazlanan nehirlerde yaz kalır
kış yanar, düş üşür yüreğimde
ağlarım, gözyaşım beyaz kalır
sonra askerler yeniden kuşatırlar aşınmış kaleleri
bin havar parçalar gecenin döşeğini
ocaklar iniler, yas büyür, orta yerde kan kalır
dıngılava’da peştamallı çocuklar havuzlara işerler
gözlerinde bir mahmur özlem kalır
derken bir ankara, bir poyraz beni döve döve içeri alır
yollarda giderek uzaklaşır, giderek uzaklaşır
fahişeler terli kasıklarıyla sabaha uğurlanır
kuşlar inkâr edilir, gökyüzü yağmalanır
ben büyürüm bu kederle kalbim uslanır
ağla sömürgem! ağla ve kucakla kumral delikanlını
buralarda çatılmış bir tüfeğim böğrümde taflan kalır
şimdi kızılay’a da oturmuşum hasretin kancasında
geçer zaman, geçer yıllar, günlere bir yeni hazan kalır
ağla sömürgem, sen hep mağlup bir ağlayışta
ben uzak susarım bu mağlubiyet için hep anlayışla
bak, çöpçüler bu geceyi de piç edip süpürdüler
ben ise haber değeri bile olmayan bir haykırışta
özleminle hala bir yakarışta
ağla! ben de ağlarım gözyaşlarım özlemine az kalır
buralarda nem var! nem varsa sende kalır
daha çağırırken
anı bile kalmaya tenezzül etmeyen o dağ dorukları
sömürgem yaslar durur sesime kırgın ayrılıkları
ben gittim
ve yittim!
oralarda usul usul talazlanan nehirlerde yaz kalır
yaslarım günleri yüzüme gözyaşım beyaz kalır
burada yıllar küfürle uğurlanır
ben büyürüm içindeki haylaz çocuk uslanır
ve günler geçer, herkes gider, pistler boşalır
sahnede bir ben, bir kurtlar, bir klasik dans kalır
ağla sömürgem, buralarda döne döne
mem! artık bir yeşile dolmasak da anılardan haz kalır
sen de bir zaman duyarsın
bir gün bir taze mezar kazılır
ardında bir dağınık gazel ile, kül ile
ankara’da bir ölü yılmaz kalır
 
Yılmaz Odabaşı

Söz veya Şiir