Tuğrul Özdemir Taksim Gezi’si

isyan gezisiİstanbul’un en güzel meydanlarından biri Taksim Meydanı’dır. İsmi gibi güzel bir meydandır. Taksim; 1. Parçalara bölme, bölüştürme. 2. Bölme. 3. Klasik Türk müziğinde faslın başında ve ortasında çalgıcının doğaçlama yöntemiyle yaptığı müzik. anlamlarına gelir. Taksim Meydanı’nın halkın birçok kesimi tarafından özel bir anlamı vardır. Böyle özel anlam ve değer içeren meydanları halka kapatmak yerine halka açmak gerekmektedir. Hele o meydanın ismi Taksim ise o meydanı halklara taksim etmeliyiz. Yoksa halk o meydanı kendisine taksim etmesini bilir. 
 
 
Her gün başka imtihan
Sağ sol hepsi yalan
Mülk peşinde nefisleri
Adalet arayan insanlar
Bir yanımız kalbe ateş
Bir yanımız akla soğuk
Bekleyen sorulara
Cevapsız cevaplar
Kahpedir düzen
Düzene isyan 
Düzensiz isyandır
Ağız dolusu küfürler
Yürüyen
Duran 
Okuyan
Adam gibi adam
Kadın gibi kadın
Ağız dolusu akıl
Düşünen
Yazan
Okuyan
Halkların gezi’si
Bu bir direniş
Kontrolsüz güç
Orantısız zeka
Diren insana insan
Dersini al insan insana
Şeytan yapar kibiri
Adam eder paylaşmak
Taksim yapar meydanı
İnsan eder sevmek
 
Tuğrul Özdemir
GGGG
21.06.2013 Saat: 00.34
 
 

One thought on “Tuğrul Özdemir Taksim Gezi’si

  1. Misafir

    Hint meçhule açılan kapıydı, meçhule, yani insana. Dört yıl Ganj kıyılarında vecitle dolaştım, SAĞ dediler… Saint-Simon’la uğraştım iki yıl, çağımız onunla başlıyordu, SOL dediler. Hint’i yazarken tek amacım vardı. Asya’nın büyüklüğünü haykırmak, yani bir vehmi devirmek, bir iftirayı yok etmek. Saint-Simon’u putları yıkmak için kaleme almıştım. Her iki kitap da peşin hükümlerin rahatını kaçırdı, ne SOL’un hoşuna gittiler, ne SAĞ’ın. Anladım ki, bu iki kelime, aynı anlayışsızlığın, aynı kinlerin, aynı cehaletin ifadesidir…

    (Cemil Meriç – Bu Ülke)

    Aydın; yani kendi kafasıyla düşünen, kendi duygularıyla hisseden kişi…
    Bu gezegen üzerindeki zeka sabittir ve gezegenin nüfusu hızla artmaktadır…

    Şiiriniz de çok güzeldi Tuğrul Bey. Tebrik ve takdirlerimle.
    Saygılar.

    “Sağ okumuyor. Boşuna bağırıyorum. Sol diyalogtan kaçıyor, küskün: ‘Ötüken Yayınevi’nin bastığı kitap okun-mazmış. Peki siz basın. Cevap yok. Bu çemberi kırmak mümkün değil. Son tahlilde, hudutlu imkânlarımızı isteyene bezletmekten başka çare yok. Sol, sağın gösterdiği dostluğu göstermiyor. İhanet etmişiz. Neye ve kime?” (Jumal, 28.7.1974)

    (Cemil Meriç – Bu Ülke)

    Pamuk ipliğinden biraz daha sağlam tek bağ: düşünce birliği. O da rüzgarın her an tehdit ettiği bir kandil. Düşünce birliği, düşünen insanlar arasında olur. İnsanların kaçta kaçı düşünür? Düşünenlerin kaçta kaçı karşılaşır ve açılır birbirine? Burası Doğu. Ahırdan boşanan her azgın eşeğin vaktinizi, eserinizi, gururunuzu ciğnemek için palansız geldiği ülke.

    (Cemil Meriç – Bu Ülke)

Söz veya Şiir