Tuğrul Özdemir İstanbul


istanbulTanımadığım bir tende nedeni sormadan yaşamaktı aşklar katili bu şehri. Tende ayrıldık, niçin seviştiğimizi bilmeden. Uzaklaştı tenin, uzaklaşır gemilerde, bir avuç toprak bedenim, kirli sahillerde. Yüreğime zindandı denizin altın boynuzu gözlerin.
 
‘Küser tenin tenime, bir hüzünlü sevişmek kalır geride.
 
Tuğrul Özdemir
neden’ini sormadım
niçin’ler yüzünden
aşklar katili bu şehre
neden ayrılık tende
niçin ağlar sevişmek
uzaklaşır tenin
uzaklaşır sevişmekle
uzaklaşan gemilerde
deniz kirlisi sahilde
bir avuç toprak bedenim
deniz yüreğime zindan
altın boynuz gözlerin
bu şehir aşka hasret
ben bu şehre tutsak
bir ağız dolusu küfür
terli ellerinde
kahpe caddelerin
bir tutam karanfile hasret
şehvetli dudaklarında
yosma sokakların çıplaklığı
hazırlık sonbahara
yaz sıcağı bağrımda
kış güneşi alnımda
hazırlık son şiire
İstanbul bakan tenini
cinayet sebebi surlarındı
aklımın katili şair yapan
ter kokar yatağım
kan dolar boğazım
bir hüzünlü sevişmek
bir depresif cinayet
katilim İstanbul olur
 
Tuğrul Özdemir
GGGG
02/03/2013
Saat:13.30

Tuğrul Özdemir İstanbul ile Benzer Yazılar:

“Tuğrul Özdemir İstanbul” için 3 Yorum

  1. ahmet çıklaşahin dedi ki:

    kalabalıklar içinde yalnızlığı anlatan bir şiir…istanbul her şairde derin bir iz bırakmıstır..çoğu şarkıda şiirde resimde sanatın her dalında bir istanbul temasına rastlarız.bu şiirde şaiir istanbulu seviyor ..sevmediği istanbullular…istanbulu kirletenler..

  2. Misafir dedi ki:

    Ahmet beyin de dediği gibi; İstanbul her şairde, yazarda, müzisyende, ressamda derin ve farklı izler bırakmıştır. Adına yüzlerce şiir yazılmış, onlarca şarkı bestelenmiş, onlarca tablo çizilmiş alemin göz bebeğidir İstanbul.

    İstanbul öyle çekici, öyle farklı, o kadar etkileyici bir şehir ki yalnızca şairler değil şair olmayan insanlar bile İstanbul hakkında bir şeyler kaleme almadan edemiyor. Hele de onu gören, orada nefes alan, İstanbul’un nabzını hisseden kişi onun hakkında bir şey yazmadan edemiyor. Mesela ben de vaktiyle İstanbul’da asker iken şunları yazmıştım:

    “…Boğazdan gemiler geçer hınca hınç dolu
    Kimisi silah yüklü kimisi şarap
    Silahlarla vuracaklar İstanbul’u
    Kan akacak boğazından oluk oluk fışkırarak

    Şarapları balolarda tüketecekler
    Botoks harikası kokoş madamlar
    Satacaklar İstanbul’u, ‘Şerefe’ diyecekler
    Güzel frak giyinmiş çirkin adamlar…”

    Şairin ne düşündüğü, neyi kastettiği, o mısraları yazarken aklından neler geçirdiği aslında hiç bilinmez. Tuğrul Bey, bu şiirinde İstanbul’u kişileştirmiş ve ‘Teşhis’ sanatının çok güzel örneklerini vermiş gibi duruyor fikrimce. “Kahpe caddelerin terli elleri” derken mesela ya da “Bir tutam karanfile hasret şehvetli dudaklarında yosma sokakların çıplaklığı” derken İstanbul’u görüyor gibiyim sanki… İstanbul benim gözümde bazen şehvetli dudaklarıyla erkekleri kendisine çeken bir yosmaya benzer mesela, İstanbul’a talep öyle fazladır ki…

    “Deniz yüreğime zindan” sözündeki anlamsal derinlik gerçekten takdire şayan. Uçsuz bucaksız olarak bilinen denizlerin şairin yüreğine zindan görünmesinden şairlerin yüreklerinin sonsuz olduğunu anlıyor insan. Düşünsenize; pek çok insan için özgürlük timsali olan iki şey vardır; gökyüzü ve deniz. Ve özgürlüğün simgelerinden biri olan deniz ancak ve ancak bir şair için zindan görünebilir çünkü şair görülmeyeni gören, duyulmayanı işiten, hissedilmeyeni hisseden kişidir.

    “Bu şehir aşka hasret” derken kim bilir aklından neler geçiyordu şairin! Burada söz konusu olan İstanbul’un gerçekten aşka hasret kaldığı olmasa gerek kanımca. Şair burada İstanbul’un merkezine sevdiği kişiyi oturtup onun uzakta oluşundan dem vuruyor olabilir! Kendimden biliyorum, bazen insanın çok sevdiği bir kişiye; “Bu şehirde aşk yok çünkü sen yoksun” diye hitap ettiği olur.

    Kısacası; son derece güzel bir şiir okudum. Tuğrul beyi kutluyorum.

    • Tuğrul Özdemir dedi ki:

      Doğrudur İstanbul kendisini ziyaret eden çoğu insanın ruhunda derin izler bırakmıştır. Ancak İstanbul eski İstanbul değil ne yazık ki..kirlilikten korunması gereken bir şehir iken devleti yönetenler tarafından bizzat talana açık bir şehir haline gelmiş. Aç gözlü insanoğlu İstanbul’u yağmaladıkça yağmalamış ve ne yazık ki İstanbul’u tüketmiştir. İstanbul’da kalan güzel şeyler ise hep atalarımıza ait. Bu güzel şeyler de gökdelenler arasında her geçen gün eriyor. Yani İstanbul her geçen gün Türk insanı sayesinde kirleniyor tıpkı diğer büyükşehirlerin kirlendiği gibi.Üzülüyorum ama elimden bir şey gelmiyor yazmaktan başka.

Tuğrul Özdemir İstanbul Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

 Son Yazılar FriendFeed

Blogroll

%d blogcu bunu beğendi:

Söz ve Şiir sitesi bir bilgi ve kültür sitesi olup, sitenin kuruluş amacı geçmiş ve gelecek arasına sözlerden ve şiirlerden oluşan yıkılmayacak bir köprü kurmak ve yaşayanları, yaşamışları, yaşananları unutmamak ve unutturmamaktır. Söz ve Şiir sitesinin herhangi bir kar amacı olmayıp, toplum yararına kurulmuş olan vakıf, dernek ve hayır kuruluşları hariç kar amacı güden hiçbir yapının reklamına sitede yer verilmeyecektir. Site içerisinde yer alan eserler internet ortamındaki ilgili internet sitelerinden veya konu ile ilgili görsel ve yazılı kaynaklardan derlenmiştir. Sitemizde yer alan eserlerin telif (yayın) hakları eser sahiplerine veya yasal temsilcilerine ait olup, eserlerinin sitemizde yayınlanmasını istemeyen eser hak sahiplerinin sitemize iletişim kutusundan bildirimde bulunmaları halinde söz konusu eserler en kısa zamanda sitemizden kaldırılacaktır.

Personal