Muharrem Ayı, Önemi, Faziletleri ve Aşure Günü


aşure♥Muharrem Arapça bir kelime olup, kelime kökü itibarı ile ‘haram’ kelimesinden türemiştir. Türk Dil Kurumu Sözlüğünde; 1. Ay takviminin birinci ayı, aşure ayı, matem ayı. 2. Haram kılınmış. 3. Ay takviminin birinci ayı, aşure ayı. anlamlarına gelir. Muharrem ayı Allah katında haram olan aylardan biridir. Muharrem ayı hicri yılbaşıdır ve hicri senenin ilk ayıdır. Hicri Yılbaşı yani 1 Muharrem (kameri) hicri takvime göre Zilhicce ayının son gecesini Muharrem ayının birinci gününe bağlayan zaman dilimidir. Muharrem ayı, Kuranı Kerimde Tevbe suresinde geçen 4 kutsal aydan  birisidir. Muharrem ayı, İlahi bereket, bağış ve feyzin, ihsan, cömertlik ve keremin coştuğu, zulüm, vahşet ve dehşetin dünyayı sardığı, haksızlığın ve mağduriyetin çoğaldığı bir atmosferde, Allah’ın rahmetinin bollaştığı bir aydır. Muharrem ayının 10. günü Aşure Günüdür. Aşure Gününün Allah (c.c.) katında ayrı bir yeri ve önemi vardır. Bu güne aşure denmesinin sebebi, Arapça ‘aşura’ kelimesinin onuncu gün anlamına gelmesidir. Birçok tarihi kaynakta milattan öncede Arap, Yahudi ve Fars milletleri tarafından, Muharrem ayının Aşure gününün, kutsal olarak kabul edilen ortak bir değer olduğu belirtilmiştir. Yüce Yaradan, Aşure Gününde on peygamberine on değişik ikram ve ihsanda bulunmuştur.

1. Hz. Musa’nın denizi yarması üzerine Firavun ile ordusu sulara gömüldü.

2. Cudi Dağı’nın üzerine Hz. Nuh gemisini demirledi.

3. Balığın karnından Hz. Yunus, bu günde kurtuldu.

4. Hz. Adem’in tövbesi kabul edildi.

5. Hz. İsa, aşure günü dünyaya geldi ve o gün semaya yükseldi.

6. Kardeşlerinin attığı kuyudan Hz. Yusuf bu günde çıkarıldı.

7. Hz. Davud’un tevbesi kabul edildi.

8. Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail doğdu.

9. Hz. Yusuf’un hasretinden dolayı gözleri kapanan Hz. Yakub görmeye başladı.

10. Hz. Eyyüb, hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.

muharrem ayıBu önemli günde Yüce Mevla peygamberlerine  çeşit çeşit   nimet ve ikramlarda bulunmuş ve bu günü kutsamıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletli ve sevaptır. İslam alimleri, aşure orucunun vacip değil, sünnet olduğu konusunda görüş birliği etmişlerdir. Yalnız İslam dininin başlangıç dönemlerinde, Ebu Hanife vacip derken, İmam Şafii müekked bir sünnet olduğunu söylemiştir. Ramazan orucu farz kılındıktan sonra, bu oruç müstehap olmuştur. Müslümanlar Yahudilere benzememek için de Muharrem ayının 9, 10 ve 11. günlerinde oruç tutmayı daha güzel görmüştür. Muharrem ayının birinden onuna kadar 10 gün oruç tutmak ve 10.gün oruç tutmak ve 10.gün aşure pişirmek çok faziletlidir. Muharrem ayının 9. ve 10. günleri teşbih namazı kılmak, yine 9. ve 10. geceleri teheccüd vaktinde Allah rızası için 4 rekat namaz kılmak çok sevaptır. Muharrem ayının ilk gecesi, akşam ile yatsı arasında Allah rızası için iki rekat namaz kılmak da sevaptır. Alevi-Bektaşi inancında; Muharrem ayından, Muharrem Orucundan önce 3 günlük Masum-u Pak Orucu tutulur. Bu oruç Küfe’de şehit düşen Müslüm Bin Akıyl ile çocukları İbrahim ve Muhammed için tutulur. Müslüm, İmam Hüseyin’in amcasının oğlu, İbrahim ile Muhammet ise amcasının torunlarıdır. 3 günlük Masum-u Pak ve 12 günlük Muharrem Orucu olmak üzere toplam 15 gün oruç tutulduktan sonra Muharrem Ayının 13. günü kurbanları tığlanır ve Aşure pişirilip, dağıtılır. Kurban İmam Ali Zeynel Abidin’in Kerbela Katliamından kurtuluşundan duyulan sevinç içindir. Muharrem Ayında eğlence yapılmaz, bıçağa ve kesici aletlere el sürülmez, düğün, nişan, sünnet törenleri yapılmaz, karı koca ilişkileri kesilir, kurban kesilmez, et yenilmez ayrıca Kerbela şehitlerinin çektikleri susuzluğu hissetmek için suda içilmez, eğlence yerlerine gidilmez ve saç sakal traşı olunmaz. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır. ‘Aşure Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum.'(Tirmizi, Savm, 47.) “Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç, Allah’ın değer verdiği ay olan Muharrem ayında tutulan aşure orucudur…” (Müslim, “Sıyâm”, 202)

AŞURE NASIL YAPILIR?

Aşure Malzemesi

1 su bardağı aşurelik buğday
1 çay bardağı nohut
1 çay bardağı kuru fasulye
1 kahve fincanı pirinç
2 çay barağı süt
2,5 su bardağı tozşeker
Bir tutam tuz
1 kahve fincanı kuş üzümü
1 kahve fincanı kuru üzüm
1 portakalın rendelenmiş kabuğu
4 çorba kaşığı gül suyu
3 adet karanfil

AŞURENİN ÜZERİ İÇİN

Kurutulmuş meyveler, ceviz içi, tarçın, kuru incir

AŞURENİN YAPILIŞI

Kuru bakliyatları (buğday, nohut, kuru fasulye) yıkayıp ayrı ayrı kaplara aktarın. Üzerlerini geçecek kadar su ilave edin. En az 6 saat beklettikten sonra bakliyatları tekrar yıkayın. Nohut ile baklayı ve fasulyeleri ayrı tencerelerde haşlayın. Başka bir tencereye bol suda yıkanmış buğday ve pirinçler, rendelenmiş portakal kabuğu ve 7-8 bardak soğuk suyu ilave edin. Pirinçler hafif yumuşayıncaya kadar malzemeleri haşlayın. Önceden haşlamış olduğunuz bakliyatları buna ilave edin. Birkaç dakika kaynatıp kuş üzümü ile çekirdeksiz kuru üzümü ekleyin. Şeker ve bir tutam tuzuda ekleyip koyu bir muhallebi kıvamına gelene dek tencerenin ağzı açık şekilde ara sıra kaşıkla karıştırarak pişirin. Bu arada bir çay bardağı suyun içinde karanfilleri ekleyip kaynattıktan sonra 5 dakika kadar bekleyelim. Ocaktan aldığınız aşurenin içine karanfil aromalı suyu ekleyelim. Gül suyunu eklemek isteyenler karışım içine ekleyebilirler. Aşurenin yüzünü istediğimiz şekilde süsleyip servis edebiliriz.♥

Muharrem Ayı, Önemi, Faziletleri ve Aşure Günü ile Benzer Yazılar:

7 Kasım 2013 Saat : 1:18

Muharrem Ayı, Önemi, Faziletleri ve Aşure Günü Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

 Son Yazılar FriendFeed

Blogroll

%d blogcu bunu beğendi:

Söz ve Şiir sitesi bir bilgi ve kültür sitesi olup, sitenin kuruluş amacı geçmiş ve gelecek arasına sözlerden ve şiirlerden oluşan yıkılmayacak bir köprü kurmak ve yaşayanları, yaşamışları, yaşananları unutmamak ve unutturmamaktır. Söz ve Şiir sitesinin herhangi bir kar amacı olmayıp, toplum yararına kurulmuş olan vakıf, dernek ve hayır kuruluşları hariç kar amacı güden hiçbir yapının reklamına sitede yer verilmeyecektir. Site içerisinde yer alan eserler internet ortamındaki ilgili internet sitelerinden veya konu ile ilgili görsel ve yazılı kaynaklardan derlenmiştir. Sitemizde yer alan eserlerin telif (yayın) hakları eser sahiplerine veya yasal temsilcilerine ait olup, eserlerinin sitemizde yayınlanmasını istemeyen eser hak sahiplerinin sitemize iletişim kutusundan bildirimde bulunmaları halinde söz konusu eserler en kısa zamanda sitemizden kaldırılacaktır.

Personal