Hz.Mehdi Kimdir? Hz. Mehdinin Özellikleri ile Hz. Mehdi Ayetleri ve Hz. Mehdi Hadisleri


mehdiMEHDİ KİMDİR?
 
Mehdi sözlük anlamı olarak, hidayete eren, hidayete vesile olan, doğru yolu bulan, hak yola giren, yol göstermek veya tarif etmek anlamlarına gelir. Mehdi; din ıstılahında, kendisinden önce zulüm ve haksızlıkların alıp yürüdüğü yeryüzünü adaletle dolduracak kimsedir. Mehdi kelimesi Kur’an’da geçmediği gibi, Buhârî ve Müslim’de de geçmez. Diğer hadis kaynaklarında mehdi ile ilgili bazı rivayetler vardır. Mehdi inancının ortaya çıkması iki sebebe bağlanmıştır. Birincisi Yahudi ve Hristiyanlıkta var olan inançlardır. Bu iki dinin mensupları mehdi ve mesih gibi iki şahsiyeti gelecekte insanlığın kurtuluşunu sağlayacak bir müjde ve hakikat olarak görmektedirler. İkincisi ise Müslüman toplulukların kendi içindeki siyasi kavga ve çekişmelerdir. Sıffin Savaşı’ndan sonra İslam aleminde resmen ortaya çıkan Şia inancında bu husus en üst seviyeye çıkmıştır. Mehdi inancı, tasavvuf alanında da destek görmüştür. Mehdi, İslam’da ahir zamanda dünyaya gelineceğine inanılan kişidir. Mehdi devri altın çağdır. Mehdi öncesi yaşanacak karanlık ve buhranlı, açlık, kıtlık, savaş ve sürgünlerin yoğun olarak yaşandığı dönemin yerine, Mehdi devrinde kuzularla kurtların, avcılarla avların birlikte huzur içinde yaşadığı, savaş, sürgün, adaletsizlik gibi insani sorunların, deprem, sel, tayfun, kuraklık kıtlık gibi doğal afetlerin asla yaşanmayacağı olağanüstü bir devir başlayacaktır. Bolluk o kadar artacaktır ki hazinelerin kapısı arkasına kadar açık olacak, ancak herkes mal ve mülk açısından o kadar doymuş olacaktır ki kimse dönüp bakmayacaktır.
 
MEHDİ İNANIŞININ TARİHİ
 
Mehdi deyimi “bir inanç olarak” tarihte ilk kez Keysanilik hareketinin kurucusu olan Ali ‘nin oğlu Muhammed El Hanefiyye için kullanılmıştır. Ayrıca Haris bin Süreyye, Abdullah bin Zübeyr, Ali’nin kölesi Keysan, oğlu Hüseyin, Abdullah bin Zübeyr, Muhtar es Sakafiye bağlı Ali, Emevi halifesi Süleyman bin Abdulmelik ve Yezid’in oğlu Ebu Muhammed için de mehdilik iddia veya isnadları bulunmaktadır. Ayrıca mehdilik Dört Halife ve Abbasiler’in 34. halifesi olan Nasır’a da atfedilen sıfatlardandır. Emeviler’in son döneminde Mehdi inanışı yayılmıştır. Abbasiler bu inanıştan istifade ederek Emevilerle mücadele etmiştir. Bu durum Abbasilerin 3. halifesi olan Muhammed ibn Mansur’un lakabına el-Mehdi olarak yansımıştır.
Bazı yazarlar, İslamdaki Mehdi inancının kökenlerini Mecusilik gibi Fars inançlarında ararken diğer bazıları da bunu Yahudi-Hıristiyan geleneğindeki Mesih öğretisine alternatif oluşturma amacına bağlarlar. Ancak tarihsel olarak Mecusi inancı daha eskiye dayandığı için, Mesih inancını geliştiren Yahudiler’in de, bu düşüncelerini Babil sürgünü zamanında dönemin etkin dini Mazdeizm’den almış olması muhtemeldir.
Şii önderler yeni bir kurtarıcı beklemek yerine, 12 İmam’ın ölmeyip gaybete girdiği ve ileride yeniden ortaya çıkacağını ileri sürdüler. Şiilikte Mehdilik iddiaları, ileride gelecek bir şii hükümetin sembolü olarak kullanılmaktaydı.  Şiiler sonra mehdiyi gerçek manada anladı ve imamiye kolu onu beklemeyi bir inanç esası haline getirdi. Mehdi inancı hicri 3. Yüzyılın sonlarından itibaren İslam dünyasına yerleşmiştir.
Mehdicilik hareketleri içerisinde İbn Tumart, Tevhide ağırlık veren ve Maliki  mezhebini eleştiren hareketi başlatarak 1121’de kendini Mehdi ilan etmiş ve Murabıtları yıkmayı amaçlamıştır. 1130’de İbn Tumart ölmüş ve ardından Abdül Mumin tarafından Muvahhidler kurulmuştur. Dünyada Mehdici hareketlere dayanan diğer isyanların meydana geldiği ülkeler ve yılları; Kuzey Nijerya (1804), Hindistan (1820, 1828 ve 1880), Java (1825), İran (1844), Cezayir (1849, 1860 ve 1879), Senegal (1854), Sudan (1881) ve Somali.
 
mehdinin özellikleriHZ. MEHDİ’NİN ÖZELLİKLERİ
 
Hz. Mehdi, ahir zamanda gönderileceği Peygamber Efendimiz (s.a.v) tarafından müjdelenmiş, Müslümanları zulüm ve sıkıntı ortamından kurtaracak, yeryüzündeki fitneleri ortadan kaldıracak, tüm dünyaya barış, adalet, bolluk, huzur, mutluluk ve refah getirecek kutlu bir şahıstır. Peygamberimiz (sav)’den aktarılan sahih rivayetlere göre Hz. Mehdi, çeşitli hurafelerle, batıl inanç ve uygulamalarla aslından uzaklaştırılmış olan dini özüne döndürecek, Hz. İsa ile buluşacak, Allah’ın izniyle yegane hak din olan İslam ahlakının yeryüzüne hakim  olmasına vesile olacaktır.
Peygamber Efendimiz (sav)’in hadislerinde kıyamete yakın bir zamanda yaşanacak olan ahir zaman hakkında çok detaylı bilgiler ve işaretler yer almaktadır. Peygamberimiz (sav)’in verdiği bilgilere göre, bu dönemde birbiri ardınca pek çok önemli olay gerçekleşecektir. Ahir zamanın ilk devresinde dünyada büyük bir bozulma ve karmaşa hüküm sürecek, ikinci aşamada ise gerçek din ahlakının 
yaşanmasıyla birlikte yeryüzünde barış ve huzur hakim olacaktır.
Hz. Mehdi’nin çeşitli özellikleri Peygamber Efendimiz’in hadislerinde şöyle bildirilmiştir:
Peygamberimiz (sav), “Mehdi ile müjdelenin” (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 12)buyurarak, Hz. Mehdi’nin gelişini heyecan ve şevkle beklemenin, bu mübarek zat için hazırlık yapmanın önemine dikkat çekmiştir. Bir başka hadis-i şerifte ise iman edenlerin, Hz. Mehdi’ye olması gereken sevgi ve bağlılıkları şöyle ifade edilmiştir:
Sizden ona kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa ona gelsin. Ona katılsın. Zira o, Mehdi’dir.
(İbn Mace, Fiten, B 34, H 4082; İbn Ebi Şeybe, c. VII, sf.527; Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 14)
 
HZ. MEHDİ’NİN MUHAKKAK ÇIKACAK OLMASI
 
Eğer dünyadan bir gün bile kalsa, Allah, O (Hz. Mehdi) idareyi ele alıncaya kadar o günü uzatırdı.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf.10)
Eğer dünyadan bir gece bile kalsa, Allah onu uzatır ve Ehl-i Beytimden birisini (Hz. Mehdi) melik kılardı.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 10)
Ümmetim arasında Mehdi gelecektir. Ümmetim onun zamanında iyi ve kötünün, benzeriyle nimetlenmediği bir nimetle nimetlenecek, sema üzerlerine bol yağmur yağdıracak, arz nebatından hiçbir şey saklamayacaktır.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 9)
Dünyadan bir gece bile kalsa, Allah o geceyi uzatır ve Ehl-i Beytimden birisi gelerek dünyaya hakim olurdu.Onun adı adıma, babasının adı babamın adına uyar. Daha önce yeryüzü nasıl zulümle dolduysa, o, onu adaletle dolduracaktır.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 11)
 
mehdi hz.HZ. MEHDİ PEYGAMBERİMİZ (SAV)’İN SOYUNDANDIR
 
Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah (c.c.) benim Ehl-i Beytimden (soyumdan) bir zatı (Hz. Mehdi’yi) gönderecek.
(Sünen-i Ebu Davud, 5/92)
Benim Ehl-i Beytimden bir şahıs bütün dünyaya hakim oluncaya kadar günler ve geceler gitmez.
(En-Necmu’s Sakıb, Ukayli)
Mehdi, kızım Fatıma ‘nın neslindendir.
(Sünen-i İbn Mace, 10/348)
Mehdi ile müjdelenin. O Kureyş’ten ve Ehl-i Beytimden bir kişidir .
(Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 13)
Mehdi, benim çocuklarımdan birisidir. Yüzü gökyüzünde parlayan yıldız gibidir.
(Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi’nin “Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi”)
Bütün peygamberler birbirinin soyundandır. Hz. Mehdi de hadislerin belirttiğine göre bu soydan gelmektedir. Halk arasında bu soydan gelenlere “seyyid” denmektedir. Hz. Mehdi de seyyid olacaktır.
Allah, Kuran’da birbirlerinin soyundan gelen elçilerden bahsetmektedir. Bu ayetler Hz. Mehdi’nin de aynı soydan geleceğine işaret ediyor olabilir. (En doğrusunu Allah bilir).
Gerçek şu ki, Allah, Adem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti; Onlar birbirlerinden (türeme tek) bir zürriyettir. Allah işitendir, bilendir. (Al-i İmran Suresi, 33-34)
“Rabbimiz, ikimizi sana teslim olmuş (Müslümanlar) kıl ve soyumuzdan sana teslim olmuş (Müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin.” (Bakara Suresi, 128)
Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik. (Enam Suresi, 87)
 
ALLAH HZ. MEHDİ’Yİ BİR GECEDE ISLAH EDECEKTİR
 
El-Mehdi, bizden, Ehl-i Beyttendir. Allah onu bir gecede ıslah eder (yani tevbesini kabul eder veya feyizler ve hikmetlerle donatır).
(Sünen-i İbni Mace Kitabü-l ‘fiten Tercemesi ve Şerhi- Kahraman Neşriyat, cilt 10, Mütercim: Haydar Hatipoğlu, Bab: 34, s. 348)
İslam alimleri bu hadisi şu şekilde açıklamışlardır:
…Bir gecede Mehdi’nin ıslah edilmesi sözü ise Cenab-ı Hakkın kendisine kutup mertebesinin verilmesine işarettir. Bu dereceyi çalışmakla, uğraşmakla kazanamaz. Yüce Mevla’nın Kur’an-ı Kerim’de belirttiği gibi Hz. Peygamber (sav)’e verilen bu lütuf, Hz. Mehdi’ye de verilmiştir. Yüce Mevla, Kur’an-ı Kerim’de Şura Suresi 52. ayette Peygamberimiz (sav)’e şöyle demiştir: “Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat Biz onu (kitabı) kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen doğru yolu göstermektesin.” Hz. Mehdi, dini meselelerde zamanındaki müçtehitlerin en faziletlisi ve en mükemmelidir. Bu da onun büyüklüğünü, mertebesinin yüksekliğini, makamının yüceliğini gösterir.
(Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi, “Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi)
Bediüzzaman Said Nursi de, Hz. Mehdi’den şu şekilde bahsetmektedir:
Ahir zamanın en büyük fesadı zamanında, elbette EN BÜYÜK BİR MÜÇTEHİD (içtihad eden büyük İslam alimi), hem EN BÜYÜK BİR MÜCEDDİD (her yüzyıl başında dini hakikatleri devrin ihtiyacına göre ders vermek üzere gönderilen büyük İslam alimi, yenileyen, yenileyici), HEM HAKİM, HEM MEHDİ, HEM MÜRŞİD (doğru yolu gösteren kişi), HEM KUTB-U AZAM (Müslümanların kendisine bağlandıkları büyük evliyalardan, zamanın en büyük mürşidi) olarak bir zat-ı nuraniyi gönderecek ve o zat da, Ehl-i Beyt-i Nebeviden (Peygamberimiz (sav)’in soyundan) olacaktır…
(Mektubat, 411-412)
 
mehdi (a.s)HZ. MEHDİ’NİN İNSANLAR TARAFINDAN ÇOK SEVİLMESİ
 
Muhakkak ki o, insanların karşılaştıkları şerler sebebiyle, Mehdi’nin kendilerine en sevgilisi olmadıkça çıkmayacaktır.
(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 27)
Yer ve gök ehli ondan razı olur.
(Heysemi, c. VII, sf. 313; Ebu Nuaym’dan, Suyuti, c. II, sf. 58; Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 31)
Allah, bütün insanların kalplerini onun muhabbetiyle dolduracaktır.
(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 42)
Mehdi insanlara gelir de, onu yeni gelin gibi aşk ve muhabbetle kucaklarlar…
(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, Sf. 35)
Onun hilafetinden yer ve gök ehli, bütün yabani hayvanlar, kuşlar, hatta denizdeki balıklar bile razı olacaktır .
(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 31)
Bu fitnelerin en sonuncusu günahsız insanların öldürülmesidir ki, artık o zaman kendisinden herkesin razı olacağı bir gidişatta olan Hz. Mehdi çıkar.
(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, Sf. 38)
Allah onun muhabbetini insanların kalplerine yerleştirecektir. Böylece onlar, gündüzleri arslan kesilen ve geceleri de ibadetle geçiren bir toplum olacaklar.
(Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)
Ümmet’i Muhammed’den memnun olmadık hiçbir fert kalmayacaktır.
(Kıyamet Alametleri, sf. 163)
Yüzü güzel, kokusu hoş, heybetli, fakat insanlara sevimli ve yakındır .
(Mehdi, Deccal, Mesih, sf. 102)
 
HER YERDE HZ. MEHDİ’DEN BAHSEDİLMESİ
 
Hadislerde, Hz. Mehdi’nin döneminde onun adından çokça bahsedileceği ifade edilmektedir. Bu da, Hz. Mehdi’nin isminin dünyanın dört bir yanına ulaşacağını göstermektedir:
Semadan bir münadi, “Hak Al-i Muhammed’edir” şeklinde bağırdığı zaman, Mehdi zuhur eder. Herkes sadece ondan konuşur, onun sevgisini içer ve ondan başka bir şeyden bahsetmezler.
(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 33)
Bir münadinin semadan “Hak, Hz. Muhammed (sav) ehlindedir” şeklinde bağırmasından sonra, Hz. Mehdi’nin sevgisi insanların kalplerine yerleşecek ve ondan başka bir şeyden bahsedilmeyecektir.
(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 20)
 
hz. mehdiHZ. MEHDİ’YE KENDİSİ İSTEMEDİĞİ HALDE BİAT EDİLMESİ
 
Hadis-i şeriflerde Hz. Mehdi’ye biatın kendisi istemediği halde yapılacağı bildirilmektedir. Bu da gösteriyor ki Hz. Mehdi, kendisini hiçbir zaman Mehdi olarak ilan etmeyecektir. Hatta insanlar ona gelip “alametler sende mevcut, sen Mehdi’sin” dedikleri halde o yine reddedecektir. Ancak “ölümle tehdit” edildikten sonra, insanların kendisine biat etmesini kabul edecektir.
İnsanlar nihayet Mehdi’ye gelirler ve Rükun ile Makam arasında, kendisi istemediği halde ona biat edeler. “Eğer kabul etmezsen, boynunu vururuz” derler. Yer ve gök ehli ondan razı olur.
(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, Sf. 31)
Halifenin ölümü anında ihtilaf olur. Medine halkından bir kişi koşarak Mekke’ye çıkar. Mekke halkından bir gruponu, istememesine rağmen (bulunduğu yerden) çıkarırlar. Hacer-i Esved’le Makamı İbrahim arasında ona biat ederler.
(Sünen-i Ebu Davud, 5/94; El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 20)
… Ve sonra istemediği halde biatlarını kabul eder. Eğer siz ona yetişirseniz, ona biat ediniz. Çünkü o yerde de gökte de Mehdi’dir.
(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 35)
Hz.Fatima’nın soyundan gelen Mehdi, Mekke’de meydana çıkarılır ve istemediği halde kendisine biat edilir.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il
Ahir Zaman, sf. 52-53)
… Onu tekrar Mekke’de bularak yine, “Sen falan oğlu falansın, annen de filan kızı filanedir, sende şu şu alametler vardır, birinci defa bizden kurtuldun uzat elini sana biat edelim” derler. Bunun üzerine o “Ben aradığınız değilim” der ve tekrar Medine’ye gider. Medine’de yine aranınca tekrar Mekke’ye döner. Mekke’de kendisini Rükunda bularak şöyle derler: “ Eğer biatlarımızı kabul etmezsen, bizi aramakta olan ve başında Haddam’dan birisinin bulunduğu Süfyani ordusuna karşı korumazsan, günahlarımız senin üzerine ve kanlarımız da boynuna olsun” derler. Bunun üzerine Mehdi, Rükun ile Makam arasına oturur ve elini uzatarak biatları kabul eder.
(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 39-40)
Fitne içindeki insanlar kan akıtıldığı bir zamanda evinde oturmakta olan Mehdi’ye gelir ve “Bizim için kalk artık”der. O ise kabul etmez, ancak ölümle tehdit edildikten sonra onlar için kalkar. Ondan sonra artık kan dökülmez.
(İbn Ebi Şeybe, c. VII, sf. 531; Abdurrezzak H. 20771, c. XI, sf. 372; Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il
Ahir Zaman, sf. 52-53)
Kur’an-ı Kerim’de Yusuf Suresi’nde, Hz. Yusuf’un da kendi isteği olmaksızın bulunduğu ülkenin kralı tarafından doğruluğu, adaleti, bilgisi, güvenilirliği sayesinde başa getirildiği haber verilmektedir:
… Onunla konuştuğunda da (şöyle) dedi: “Sen bugün bizim yanımızda (artık) önemli bir yer sahibisin, güvenilir (bir danışman-yönetici)sin. (Yusuf Suresi, 54)
 
HZ. MEHDİ’YE NEREDE BİAT EDİLECEĞİ
 
Sonra da hilafet yeryüzünün en hayırlısı olan Mehdi’ye evinde otururken gelecektir. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, s. 26) Mekke’de kendisini Rükunda bularak şöyle derler: “Eğer biatlarımızı kabul etmezsen, bizi aramakta olan ve başında Haddam’dan birisinin bulunduğu Süfyani ordusuna karşı korumazsan, günahlarımız senin üzerine ve kanlarımız da boynuna olsun” derler. Bunun üzerine Mehdi, Rükun ile Makam arasına oturur ve elini uzatarak biatları kabul eder. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 39-40) Rükun ile Makam arasında kendisine biat edilecektir. Hz. Mehdi o kadar merhametli olacaktır ki, zamanında ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, ne de bir kimsenin burnu kanayacaktır. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 42)  
 
hadislerde hz. mehdiHZ. MEHDİ’NİN ADI
 
Ey insanlar, muhakkak Allahu Teala size zalimleri, münafıkları ve onlara uyanları menetmiş ve size ümmeti Muhammed’in en hayırlısı olan ve Mekke’de bulunan, İSMİ AHMED , babasının ismi Abdullah olan Hz. Mehdi’yi reis kılmıştır. Ona katılınız.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 31) Konuyla ilgili işari manada bir ayette şöyle bildirilmektedir: … benden sonra ismi “AHMED” olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim” demişti… (Saff Suresi, 6)
 
HZ. İSA, HZ. MEHDİ’NİN ARKASINDA NAMAZ KILACAKTIR
 
Hz. İsa namazını Hz. Mehdi’nin arkasında kılacaktır. (El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 24) Hz. İsa semadan nüzul edecek ve onun emirliğini kabul edecektir. Hz. İsa’ya “Bize namaz kıldır” denilecek, ancak o, “Emir sizin içinizdedir” karşılığını vererek, “Bu Allah’ın ümmeti Muhammed’e bir ikramıdır.” diyecektir. (El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 24) Hz. Mehdi müminlerle beraber Beytül Makdis’de sabah namazı kılarken, o sırada nüzul eden Hz. İsa’yı takdim edecek ve Hz. İsa ellerini onun omuzuna koyarak, “Namazın kaameti senin için getirildi, bu yüzden sen kıldır” diyecek ve nihayet Hz. Mehdi, Hz. İsa ve müminlere imam olarak namazı kıldıracaktır. (El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 25)
 
HZ. MEHDİ İSLAM AHLAKINI İLMİ ÇALIŞMALARLA HAKİM EDECEKTİR
 
Hadislerde bildirildiği gibi Hz. Mehdi döneminde hiç kimsenin burnu kanamayacak, hiç kimse zarar görmeyecek, hatta uyuyan kişi dahi uyandırılmayacaktır. Bu da Hz. Mehdi’nin fikri bir mücadele yürüteceğini göstermektedir. Hz. Mehdi, fikren din ahlakına uygun olmayan akım ve sistemleri susturacak, yaptığı ilmi çalışmalarla İslam ahlakını hakim edecektir. Zamanında ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, ne de bir kimsenin burnu kanayacaktır. (El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 42) Mehdi gayet sükünet içinde yürüyecektir. (Kıyamet Alametleri, sf. 173) Mehdi, Peygamber (sav)’in yolunda gidecek, uyuyan kişiyi uyandırmayacak, kan da akıtmayacaktır. (Kıyamet Alametleri, sf. 163)
 
HZ. MEHDİ, GERÇEK İSLAM AHLAKINI ORTAYA ÇIKARACAKTIR
 
Hadislerde bildirildiğine göre Hz. Mehdi ortaya çıktığında, İslam dinine sonradan dahil edilmiş tüm batıl inanış ve uygulamaları ortadan kaldıracaktır. “… insanlar arasında Peygamberin (sav) sünneti seniyyesiyle muamele edecek” rivayetinde bildirildiği gibi, Peygamber Efendimiz (sav)’in yoluna uyacak ve tıpkı onun dönemindeki gibi din ahlakının hak haliyle yaşanmasına vesile olacaktır…. Dini Peygamber (sav)’in zamanında olduğu gibi aynen uygulayacak. Yeryüzünde mezhepleri kaldıracak. Halis hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak. (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, sf.186-187) Hz. Mehdi hiçbir bidatı bırakmaycak. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 43) Mehdi kaldırmadık bidat bırakmayacaktır. Ahir zamanda aynı Peygamber (sav) gibi dinin icablarını yerine getirecektir.” (Kıyamet Alametleri, sf. 163) Hz. Peygamber (sav) en başta İslam’ı nasıl ayakta tuttuysa, Hz .Mehdi de en sonunda aynı şekilde İslam’ı ayakta tutacaktır.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 27)
 
Bidat: Dinin aslında olmadığı halde, dine dahil edilen adetler.
 
adnan oktarHZ. MEHDİ’NİN, İSTANBUL’U MANEN FETHETMESİ
 
Allah Konstantiniyye’yi (İstanbul’u) çok sevdiği dostlarının eliyle fethedecek… Onlardan hastalığı ve üzüntüyü kaldıracak. (Kıyamet Alametleri, sf. 181) Beldeler onun emrine girer. Allahu Teala onun elinde Konstantiniyye’nin fethini müyesser kılar.(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 56)…Muhtelif ülkelerden birçok alim, birbirlerinden habersiz şekilde Mehdi’yi aramak üzere yollara çıkacak ve her birisine 310 kadar insan refakat edecek. Sonunda hepsi de Mekke’de buluşurlar ve birbirlerine, buraya ne için geldiklerini sorduklarında hepsi de: “Bu fitneyi önleyecek ve Konstantiniyye’yi fethedecek olan Mehdi’yi arıyoruz,çünkü biz onun babasının, anasının ve ordusunun isimlerini öğrendik. Şeklinde cevap verdiler. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 40)Mehdi, Konstantiniyye ve Deylem Dağını fethedecektir.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 27) Dünyadan hiçbir zaman kalmayıp ancak tek bir gün kalsa bile o günde benim soyumdan bir zatın Deylem Dağına (yahut eyaletine) ve Konstantiniyye şehrine sahip olması için Allah muhakkak o günü uzatacaktır.(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 74)
 
HZ. MEHDİ HALİFENİN OLMADIĞI BİR DÖNEMDE ÇIKAR
 
Dünyada ismi geçecek bir halife kalmayıncaya kadar çıkmayacaktır.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 54) Onun çıkacağı yıl insanlar hacca başlarında bir emir bulunmadan gidecekler.(Kıyamet Alametleri, sf. 168)İnsanlar başlarında bir imam bulunmaksızın hac ederler…(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 35)
 
HZ. MEHDİ’NİN BAYRAĞI
 
Hz. Mehdi’nin bayrağı, Peygamberimiz (sav)’in sancağıdır: Peygamber (sav)’in softan bayrağı ile çıkacaktır. O bayrak dört köşeli olup dikişsizdir ve rengi siyahtır. Onda bir hicr (hale) bulunur. O Resullah (sav)’in vefatından beri açılmamış olup Mehdi çıkınca açılacaktır. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, Sf. 22) Hz. Mehdi’nin bayrağının özellikleri diğer hadislerde şu şekilde ifade edilmiştir:Şu muhakkak ki ahir zamanda mağrib memleketinin en uzak mevkiinden Mehdi denilen bir zat çıkacak. Ve ön tarafinda kırk mil mesafe olarak yardım yürüyecek. Mehdi’nin bayrakları beyaz ve sarıdır. İçinde çizgiler bulunur. Bayraklarında Allah’ın İsm-i Azamı yazılmıştır. Onun bayrağı altındaki hiçbir birliği mağlup edilmez…(İmam Şarani, Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri Muhtasaru, (Tezkireti’l-Kurtubi), sf. 438) Hz. Mehdi’nin bayrağında “Biat Allah içindir” yazılıdır.(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 65) Hadislerde Hz. Mehdi’nin bayrağıyla birlikte fethedeceği şehre de dikkat çekilmiştir. Bayrağını, Konstantiniyye yani İstanbul’a dikeceği haber verilmiştir:Mehdi Konstantiniyye’nin fethi sırasında sabah namazı için abdest alırken bir bayrak dikecek, deniz ikiye ayrılarak su kendiliğinden uzaklaşacak ve açılan yolu takib eden Hz. Mehdi karşı kıyıya geçecektir.(Kıyamet Alametleri, sf. 181) (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 57)
 
HZ. MEHDİ’NİN AMELİNDE AYIP VE ZULÜM OLMAMASI
 
Ben Mehdi’yi, peygamberlerin sayfalarında (kitaplarında) şöyle bulurum: Mehdi’nin amelinde ne zulüm ne de ayıp vardır.(Nuaym b. Hammad, vr. 50b; Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 21)
 
HZ. MEHDİ’NİN ZÜLKARNEYN VE HZ. SÜLEYMAN GİBİ TÜM DÜNYAYA HAKİM OLMASI
 
Kuran’da Zülkarneyn ve Hz. Süleyman’ın İslam ahlakını tüm dünyaya hakim ettikleri bildirilmiştir. Hadislerde de, Hz. Mehdi’nin tıpkı Zülkarneyn ve Hz. Süleyman gibi İslam ahlakını bütün yeryüzüne hakim edeceği haber verilmiştir: Mehdi tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 30)Yeryüzüne dört kişi malik olmuştur. İkisi mümin, ikisi kafirdir. Müminler, Zülkarneyn ve Hz. Süleyman, kafirler ise Nemrud ve Buhtunnasır’dır. Beşinci olarak Ehl-i Beytimden birisi (Hz. Mehdi) gelecek ve o da dünyaya malik olacaktır. (Kitab’ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, sf. 10)
 
said nursiHZ. MEHDİ’NİN ÖZELLİKLERİNİN PEYGAMBERLERE İNDİRİLEN KİTAPLARDA BİLDİRİLMESİ
 
Rivayetlerde, Hz. Mehdi’nin özelliklerinin ve çıkış alametlerinin peygamberlere indirilen kitaplarda bulunduğu bildirilmektedir. Bu da, İncil, Tevrat ve Zebur’da Hz. Mehdi’ye dair bilgilerin yer aldığı anlamına gelmektedir.Peygamberlere dair olan kitaplarda “Mehdi’nin işi zulüm ve kötülük değildir” şeklinde işaret edilmiştir.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 47) Ben Mehdi’yi, peygamberlerin sayfalarında (kitaplarında) şöyle bulurum: Mehdi’nin amelinde ne zulüm ne de ayıp vardır.(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 21)Konuyla ilgili işari manada bir ayette şu şekilde buyrulmuştur:Andolsun, Biz zikirden (Tevrat’tan) sonra Zebur’da da: “ŞÜPHESİZ ARZ’A SALİH KULLARIM VARİSÇİ OLACAKTIR.” diye yazdık. (Enbiya Suresi, 105)İslam alimleri bu ayeti şu şekilde tefsir etmişlerdir:İmam Bakır ve Sadık’tan rivayet edilmektedir: “Buradaki (ayette bildirilen) “SALİH KULLAR”, MEHDİ VE ARKADAŞLARIDIR.”(Hüseyin es-Şirazi, sf. 113) Eski ve Yeni Ahit’te konuyla ilgili yer alan bazı açıklamalarise şu şekildedir: Yesse’nin gövdesinden bir filiz çıkacak ve onun köklerinden bir fidan doğacak. Rabbin ruhu, hikmet ve sağduyu ruhu, öğüt ve yüreklilik ruhu, bilgi ve Rab korkusu ruhu onun üzerinde duracak. O, Rab korkusundan zevk alacak; o gözlerinin gördüğüne göre yargılamayacak; kulaklarının işittiğine göre karar vermeyecek. Zayıfları adaletle yargılayacak; yeryüzünün yoksullarına haklarını verecek. Bir değnekle vurur gibi yeryüzüne sözüyle vuracak ve dudaklarının soluğuyla kötüyü yok edecek. Adalet onun belinin kuşağı, gerçek kalçalarının kuşağı olacak. Kurt kuzuyla birlikte oturacak; kaplan oğlakla beraber yatacak; buzağı, aslan ve besili sığır birarada yaşayacak ve onları küçük bir çocuk güdecek. İnek ayı ile birlikte otlayacak; yavruları birarada oturacaklar ve aslan sığır gibi saman yiyecek. Emzikteki çocuk, kobra yılanının yuvası yanında oynayacak ve sütten yeni kesilmiş çocuk, kara yılanın deliğine elini uzatacak. Benim kutsal dağım üzerinde hiç kötülük yapılmayacak; artık hiçbir zarar verilmeyecek; çünkü denizin dibi nasıl onu örten sularla dolu ise yeryüzü de Rab bilgisi ile öyle dolu olacak. (İşaya 11, 1-9)Davut soyundan biri sadakatle krallık yapacak. Yargılarken adaleti arayacak, Doğru olanı yapmakta tez davranacak. (İşaya 16, 5) Savaş gürültüleri, savaş haberleri duyunca korkmayın. Bunların olması gerek, ama bu daha son demek değildir. Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer depremler, kıtlıklar olacak. Bunlar, doğum sancılarının başlangıcıdır. (Markos 13, 5-8)
 
MELEKLERİN HZ. MEHDİ’YE YARDIMCI OLMALARI
 
Onun kumandanları insanların en hayırlılarıdır. Onun yardımcıları Yemen ve Şam ehlinden olacaktır. Önlerinde Cebrail, arkalarında Mikail bulunacaktır. Yeryüzü emniyetle dolacak ve hatta birkaç kadın, yanlarında hiç erkek olmaksızın rahatlıkla hacca gideceklerdir. (El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 47)Allah onu 3 bin melekle destekleyecektir.(El Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki, sf.41)Hadis-i şerifte, Hz. Mehdi’nin yardımcıları arasında Cebrail ve Mikail Aleyhisselam’ın oldukları haber verilmektedir. Hz. Mehdi’ye, Allah’ın izniyle, melekler yardımcı olacaktır.Meleklerin salih müminlere yardımcı olmaları Kuran’ın çeşitli ayetlerinde haber verilen bir durumdur. Rabbimiz, Peygamber Efendimiz (sav) ve sahabeyi de meleklerle desteklemiştir. Konuyla ilgili bazı ayetler şu şekildedir:Rabbin meleklere vahyetmişti ki: “Şüphesiz Ben sizinleyim, iman edenlere sağlamlık katın…” (Enfal Suresi, 12)Sen müminlere: “Rabbiniz’in size meleklerden indirilmiş üç bin kişiyle yardım-iletmesi size yetmez mi?” diyordun.(Al-i İmran Suresi, 124)
 
 
BAZI İNSANLARIN HZ. MEHDİ’YE ORTAM HAZIRLAMALARI
 
Doğu tarafından birtakım insanlar çıkıp, Hz. Mehdi’nin saltanatını hazırlayacaklardır.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 21)Şarktan bir cemaat çıkar ve Hz. Mehdi’nin saltanatına yardım eder.(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti’nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, Sf. 60)… Bilahare Kudüs’e inecekler ve Hz. Mehdi için saltanat hazırlayacaklardır.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 47)
 
ASHAB-I KEHF, HZ. MEHDİ’NİN YARDIMCISI OLACAKTIR
 
Ashab-ı Kehf, Mehdi’nin yardımcıları olacaktır.(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, sf. 59)
 
HZ. MEHDİ’NİN, İŞLERİ ÇOK HIZLI HALLETMESİ
 
Bu durum 7 yıl devam edecektir. Ancak onun her senesi, sizin 20 senenize bedel olacaktır.(El-Kavlu’l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 44)Hadiste, Hz. Mehdi’nin bir yılının insanların 20 yılına bedel olduğu haber verilmektedir. Hz. Mehdi insanların uzun yıllardır yapamadıkları işleri çok kısa sürede halledecektir. Her konuya çok hızlı, akılcı, hikmetli ve kalıcı çözümü bulacak ve uygulayacaktır.
 
kedicikHZ. MEHDİ’NİN BİTKİLERİ VE HAYVANLARI SEVMESİ
 
Hz. Mehdi, kuru bir ağacı diktiğinde de ağaç hemen yeşillenip yapraklanacaktır.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 43)Mehdi bir yere kuru bir dalı diker ve dal yapraklanıp yeşillenir.(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 67)Bu hadis-i şeriflerde, Hz. Mehdi’nin bitkileri seveceği ve onlarla bizzat ilgileneceğine işaret edilmektedir. (Allahualem) Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle bildirilmektedir:Hz. Mehdi uçan bir kuşa işaret ettiğinde, kuş hemen bu emirle yere düşecek. Kuru bir ağacı diktiğinde de ağaç hemen yeşillenip yapraklanacaktır.(El-Kavlu’l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 43)Bu hadisle de Hz. Mehdi’nin hayvanlarla ilgileneceği, hayvanların da kendisini seveceğine işaret ediliyor olabilir. (Allahualem) Nitekim bir diğer hadiste, “yer ve gök ehlinin Hz. Mehdi’yi sevdiği”, “kuşların ve denizlerdeki balıkların dahi ondan razı oldukları” bildirilmektedir:Onun hilafetinden yer ve gök ehli, bütün yabani hayvanlar, kuşlar, hatta denizdeki balıklar bile razı olacaktır.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 31)
 
HİKMETİ VE ANLAYIŞ GÜCÜ
 
Hadislerde Hz. Mehdi’nin Allah’ın kendisine verdiği özel bir güce sahip olduğu bildirilmektedir:“Keza (N.b. Hammad) Kaab’dan tahric etti, O dedi ki: O kimsenin bilmediği gizli bir duruma kılavuzlandığı için kendisine “Mehdi” denilmiştir…” (Ahir zaman Mehdi’sinin alametleri, Ali Bin Hüsameddin el Muttaki, sf.77)Muhyiddin Arabi Hz. Mehdi’nin bazı özelliklerini saymaktadır. Aşağıdaki izahında Hz. Mehdi’nin dikkat çeken başlıca 9 özelliğine yer vermektedir:
1. Basiret sahibi olması
2. Kutsal kitabı anlaması
3. Ayetlerin manasını bilmesi
4. Tayin edeceği kimselerin hal ve hareketlerini bilmesi
5. Öfkelendiğinde bile merhamet ve adaletten ayrılmaması
6. Varlıkların sınıflarını bilmesi
7. İşlerin girift taraflarını bilmesi
Çünkü bunlardan haberi olan bir lider vereceği hükümlerde yanılmaz. Mehdi kıyas ilmini onunla hükmetmek için değil, ondan kaçınmak için bilir. Çünkü verdiği hüküm doğru bir ilham neticesi olacak. Yani Hz. Muhammed (sav)’in getirdiği şeriat üzere hükmedecek. Bu sebepledir ki Peygamberimiz (sav) onu vasfederken “Benim izimi takip edecek, hataya düşmeyecek” demiştir. Bundan anlıyoruz ki, Mehdi, şeriat sahibi değil, şeriata uyandır
8. İnsanların ihtiyacını iyi anlaması
Çünkü onların her türlü işlerini görmek için Allah onu diğer insanlar üzerine seçmiştir. Liderlerin davranış ve faaliyetleri kendilerinden ziyade halkın menfaatine olmalıdır… Halkın yararına aykırı şeylerle uğraşıp, onların işlerini görmeyen bir lider azledilmelidir. Çünkü onunla diğer insanlar arasında fark kalmamıştır.
9. Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gaibi ilimlere vukufu bulunması. Çünkü ancak o sayede yeni yeni zuhur edilecek meseleleri halledebilir.(Kıyamet Alametleri, sf. 189)
 
kıyametZAMANIN EN HAYIRLISI OLMASI
 
Muhammed ümmetinin en hayırlısı ve sizin zorlukları gideren veliniz olan kimseye katılın.. O Mehdi’dir.”(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 57)Devrinde yeryüzünün en hayırlısı kendisi olacaktır.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 27)Mehdi (zamanındaki) insanların en hayırlısıdır.(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 58)
 
HZ. MEHDİ’NİN KUTSAL EMANETLERLE ÇIKMASI
 
Mehdi, Peygamberimiz (sav)’in sancağı, gömleği, kılıcı, işaretleri, nuru ve güzel ifadesiyle yatsı vaktinde çıkar.
(Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi, “Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi”)
Beytül Mukaddes’in hazinelerini, Tabut-u Sekine’yi, Beni İsrail sofrası ile levhaların madenlerini, Hz. Adem’in cübbesini, Hz. Süleyman’ın minberinin asasını ve Allah’ın Beni İsrail’e gönderdiği süt kadar beyaz olan eldivenleri çıkaracaktır.
(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 33)
 
HZ. MEHDİ’NİN GÖZLERDEN UZAK OLMASI
 
…Geceleri ibadetle meşgul olup, gündüzleri gizli olacak…(Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)
 
HZ. MEHDİ’NİN SIKINTI VE ZORLUKLARLA KARŞILAŞMASI
 
İnkar içinde olan toplumları uyarmak ve onları doğru yola davet etmek için gönderilen tüm elçiler, gönderildikleri kavimler tarafından yalanlanmış ve onların çeşitli itham ve iftiralarına maruz kalmışlardır. Ehl-i Beyt’ten gelecek olan Hz. Mehdi’nin de bu gibi eziyet ve sıkıntılarla karşılaşacağı hadislerde haber verilmiştir. (En doğrusunu Allah bilir)
Mehdi, bizden, Ehl-i Beyttendir… Biz öyle bir ev halkıyız ki Allah bizim için ahireti dünyaya tercih etmiştir. Benim Ehl-i Beytim muhakkak benden sonra bela, kaçırılma ve sürgüne uğrayacaktır. Benden sonra Ehl-i Beytim bela ve mihnetlerle karşılaşacaklar ve tarda maruz kalacaklardır.(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 14)
Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in aşağıdaki hadisi de böyle bir durumu, ” Hz. Mehdi’nin biat sırasında, kendisinin birçok kahr ve haksızlığa uğradığını insanlara açıklayacağını” haber vermektedir:… Mehdi, Resulullah’ın bayrağı ile, insanların başlarına bela üzerine bela yağdığı ve çıkışından ümit kesildiği bir sırada çıkar. İki rekat namaz kılar. Namazdan dönünce şöyle der: “Ey insanlar! Ümmet-i Muhammed ve bilhassa onun Ehl-i Beyti çok belalar gördü ve bizler kahr ve haksızlığa maruz kaldık.”(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 55)Aşağıdaki hadis-i şerifte de İstanbul’u fethedecek olan Hz. Mehdi ve yardımcılarına, fetihten önceki devrede çeşitli sıkıntıların isabet edeceği ve daha sonra bu sıkıntıların kaldırılacağı bildirilmektedir.Allah Konstantiniyye’yi (İstanbul’u) çok sevdiği dostlarının ehline fethedecek… Onlardan hastalığı ve üzüntüyü kaldıracak.(Kıyamet Alametleri, Berzenci, sf. 181)Allah, Kuran’da birçok peygamberin kavimleri tarafından yalanlandıklarını, delilik ve büyücülük iftiralarına maruz kaldıklarını ve daha pek çok saldırı ve eziyetle karşılaştıklarını bildirmiştir. Elçiler tüm bu saldırılar karşısında sabretmiş, onlara en güzel şekilde cevap vermişlerdir.Andolsun senden önce de elçiler yalanlandı… (Enam Suresi, 34)… Ve elbette bize yaptığınız işkencelere karşı sabredeceğiz… (İbrahim Suresi, 12)Sonra, ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: “(Bu,) Öğretilmiştir, bir delidir.” (Duhan Suresi, 14)İşte böyle; onlardan öncekiler de bir elçi gelmeyiversin, mutlaka: “Büyücü ve cinlenmiş” demişlerdir. (Zariyat Suresi, 52)Fakat o, ‘bütün kişisel ve askeri gücüyle’ yüz çevirdi ve: “(Bu,) Ya bir büyücü veya bir delidir” dedi. (Zariyat Suresi, 39)(Firavun) dedi ki: “Andolsun, benim dışımda bir ilah edinecek olursan, seni mutlaka hapse atacağım.” (Şuara Suresi, 29)Ey iman edenler, Musa’ya eziyet edenler gibi olmayın… (Ahzab Suresi, 69)Dediler ki: “Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın.” (Saffat Suresi, 97)Sonra onlarda (Yusuf’un iffetine ilişkin) delilleri görmelerinin ardından, mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana atmak (görüşü) ağır bastı. (Yusuf Suresi, 35)… O inkar edenler, zikri (Kur’an’ı) işittikleri zaman, seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi. “O, gerçekten bir delidir” diyorlar. (Kalem Suresi, 50-51)
 
 
tabutu sekineHZ. MEHDİ TABUT-U SEKİNE’Yİ ÇIKARACAKTIR
 
Antakya denilen bir yerden Tabut’u (kutsal emanetler sandığını) ortaya çıkaracaktır.(Suyuti, el- Havi li’l Feteva, II. 82)
O, Tabut-u Sekine’yi Antakya mağarasından çıkarır.(Nuaym bin Hammad, Kitab-ül Fiten)Hz. Mehdi, Tabut-u Sekine’yi Antakya mağarasından çıkaracaktır.(El-Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, 54)
 
İNSANLARIN BEREKETİNE VESİLE OLMASI
 
… oraya (Hz. Mehdi’nin yanına) giden herkes ondan bereket kazanacaktır.(El Kavlu’l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 26
 
ebcedCİFR (EBCED) İLMİNİ BİLMESİ
 
Hz. Mehdi’nin vehbi ilme ait bir başka özelliği de ebced hesabını ve ona ait sırları bilmesidir. Taşköprülüzade Ahmet Efendi “Mevzuatu’l-Ulum” isimli eserinde (c.11/ s. 246) Mehdi’nin cifr ilmine vakıf olacağını kaydetmiştir:Bazıları dediler ki, bu kitabı kemal-i vukuf ahir zamanda hurucu muntazar Hz. Mehdi’nin hurucuna mevkuftur ki,onlar cifr ilmine vakıf ve sırlarına arif olurlar. Kitab-ı enbiyayı salifeden dahi bu ilim varid olmuştur.(Mehdilik ve İmamiye, İbrahim Süleymanoğlu s. 252)
 
AZ KARDEŞİ OLACAĞI
 
“Kardeşi az olandır. Daha doğrusu, onun hiç kardeşi yoktur.”(Risalet ül Mehdi s.161)
 
İKİ DEFA KAYBOLACAK
 
“Ebu Abdullah Hüseyin bin Ali aleyhi’s-selâm’dan şöyle buyurduğu rivayet edilir: Bu işi yapacak olanın (yani Mehdi’nin) iki gaybeti vardır. Bu iki gaybetin biri o kadar uzayacak ki, bazıları: “O öldü”, bazıları da: “O gitti” diyeceklerdir. Ne onu sevenler, ne de başkaları onun yerini bilemeyecekler, sadece ona çok yakın hizmetçisi onun yerini bilir.(“el-Saa Fi Eşrat-is Saa” s. 93 Mısır bas.)
 
HELALLERİ VE HARAMLARI BİLİR
 
Hz.Hüseyin (r.a.) soruldu: “İmam Mehdi hangi alametlerle bilinir?” Şöyle cevap verdi : “Gönül rahatlığı ve vekar sahibi oluşu ile, helal ve haramı çok iyi bilmesi ile tanınır.(Mer’iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi “Feraidu Fevaidi’l Fikr Fi’l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)
 
hadislerde hz. mehdiMEHDİ İLE İLGİLİ HADİSLER
 
Resulullah (s.a.s) şöyle buyurdu: “Dünyada bir günden başkası kalmasa, elbette Allah o günü uzatır, taki o günde benden veya ehli beytimden bir adamı gönderir. İsmi benim ismime uyar, babasının ismi babamın ismine uyar. Abdullah (r.a)
 
Yeryüzünü, zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi adalet ve doğrulukla doldurur.” (Ebu Davud)
 
Ali (r.a) dan rivayet edildiki Resulullah (s.a.s) şöyle buyurdu: “Zamandan bir günden başka kalmasa da elbette Allah, ehli beytimden bir adam gönderir. Zulümle dolduğu gibi, yeryüzünü adaletle doldurur. (Ebu Davud)
 
Ebu Hureyre’den (r.a) rivayet edildi ki, Resulullah (s.a.s) şöyle buyurdu: “Dünyadan bir günden başka kalmasa da elbette Allah o günü uzatır, hatta ehli beytimden bir adam, Deylem dağına ve Kostantıniyye’ye (İstanbul) sahip olur.” (İbni Mace)
 
Alkame’den, o da Abdullah’tan (r.a) rivayet edildi ki birara biz Resulullah’ın (s.a.s) yanında idik. Birden Haşim oğullarından bir genç topluluğu geldi. Resulullah onları görünce gözleri yaşla doldu, rengi değişti. Dedimki ‘Yüzünde hoşlanmadığımız şeyi görmemiz nedendir?’ Buyurdu ki “Muhakkak biz Ehli beytiz. Allah bizim için, dünya üzerine ahireti seçti. Muhakkak ehli beytim benden sonra belalar, kovulmak ve sürgünlere kavuşacak. Taki bir kavim doğu tarafından gelecek. Onlarla birlikte siyah bayraklar vardır. Hayrı (imameti) isterler, onlara verilmez. Bu yüzden savaşırlar, yardım olunurlar. (Galip gelirler) İstedikleri onlara verilir de onu kabul etmezler. Onu ehli beytimden olan bir adama verirler. Yeryüzü zulümle dolduğu gibi onu adaletle doldurur. Sizden her kim bu vakte yetişirse, kar üzerinde sürünerek olsa da onlara katılsın.”(İbni Mace)
 
Abdulah’tan (r.a) rivayet edildi ki Resulullah (s.a.s) şöyle buyurdu: “Ehli beytimden bir adam gelmedikçe kıyamet kopmaz. İsmi, ismime uyar. (Ahmed) Abdullah (r.a)
 
Abdulah’tan (r.a) rivayet edildi ki Resulullah (s.a.s) şöyle buyurdu: “Günler bitmez veya zaman tükenmez, taki Araplara ehli beytimden olan bir adam hakim olmadıkça. İsmi, benim ismime uyar.” (Ahmed) Abdullah (r.a)
 
Ebu Said el Hudri (r.a) Resulullah’ın (s.a.s) şöyle buyurduğunu rivayet etti: “Ehli beytimden olan alnı açık, haya sahibi bir adam (dünyaya) hakim olmadıkça kıyamet kopmaz. Daha evvel zulümle dolduğu gibi yeryüzünü adaletle doldurur. Yedi sene daim olur. Sonuç olarak Mehdi (a.s) Ahir zamanda bizi doğru yola hidayete erdirecek Allah’ın bir zatıdır. Ebu Said el Hudri (r.a)
 
Ebu Said el Hudriden rivayet edilmiştir; dedi ki: “Peygamberimizden sonra bir hadise baş göstermesinden korktuk ve Resulullah’a sorduk, buyurdu ki: Ümmetimde Mehdi vardır; çıkacak ve beş veya yedi veya dokuz -şübhe eden, ravilerden Zeydi’dir- yaşayacaktır.”
Ehl-i beyt’imden bir zat yeryüzüne hâkim olmadıkça kıyamet kopmaz. Onun alnı açıktır, kemer burunludur. Yeryüzü zulümle dolu iken, o, dünyayı adaletle doldurur. İdaresi yedi yıl sürer.(Müslim)
 
 
Ümmetim yağmur gibidir, sonu mu, yoksa başlangıcı mı hayırlıdır, bilinmez. Evveli ben, ortası Mehdi ve sonu Mesih olan bir ümmet, asla helak olmaz. (Tirmizi)
 
Bazı hadis rivayetlerine göre Mehdi, ehl-i beyt’tendir ve Fâtıma soyundandır.
 
Horasan tarafından gelen siyah sancaklılara katılın. Onların içinde Allah’ın halifesi Mehdi vardır. (Hakim, İ.Ahmed, Deylemi)
 
 
Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah benim Ehl-i Beyt’imden bir zatı gönderecek yeryüzü zulümle dolduğu gibi, o yeryüzünü adaletle dolduracak.
 
Mehdi bizdendir. Allah bu dini nasıl bizimle paylaşmışsa, Onunla da sona erdirecektir. Ve onlar bizimle nasıl şirkten kurtulmuşlarsa, onunla da fitneden kurtulacaklardır.
 

bediüzzamanMEHDİ HAKKINDA TÜM İSLAM ALİMLERİNİN GÖRÜŞLERİ

Hadis imamları Hazreti Mehdi hakkındaki hadislerin “mütevatir” olduğunu bildirmişlerdir. Bunun anlamı şudur: Mehdiyet hakkında aktarılan hadisler, bu konuda yalan söylemek kastıyla aralarında anlaşmaları teknik olarak mümkün olmayan kişilerden, pek çok farklı kanal vasıtasıyla hadis alimlerine ulaşmıştır. Ayrıca dinimizde çok önemli bir kaynak olarak kabul edilen “Kütüb-ü Sitte”de de Hazreti Mehdi hakkında birçok “sahih” hadis bulunmaktadır. Kütüb-ü Sitte dışındaki diğer hadis kaynaklarında da Mehdiyetle ilgili pek çok sahih rivayet nakledilmektedir. Alimlerimizin, sahih ve mütevatir hadisleri reddetmenin Peygamber’in sözünü reddetmek anlamına geleceği yönündeki ifadeleri de dikkate alındığında Mehdiyet inancının dinimizdeki yeri ve önemi daha iyi anlaşılır.

Mehdi, yüzyıllar boyunca İslam ümmeti tarafından beklenmektedir. Ancak gerek geçmiş alimlerin izah ve yorumlarından, gerekse günümüzde ve yakın geçmişte yaşayan İslam alim ve mütefekkirlerinin açıklamalarından ve tariflerinden Hazreti Mehdi’nin çıkışının içinde bulunduğumuz döneme denk geldiği anlaşılmaktadır. Nitekim rivayetlerde Mehdi’nin çıkış alameti olarak bildirilen olayların pek çoğunun aynen ve kısa aralıklarla ardarda gerçekleşmesi bu büyük şahsın vazifeye başlamasının yakın olduğunun, belki de başlamış olduğunun açık bir göstergesidir.

Tarih boyunca çeşitli dönemlerde yaşamış İslam alimlerinin Mehdiyet hakkındaki görüşlerini, eserlerinde bu konuda aktardıkları rivayetlerden de seçmeler yaparak ele alacağız. Bunların yanısıra, Mehdiyet konusunun İslami literatürde ne derece önemli bir yere sahip olduğunu vurgulamak açısından bu konuda yazılmış ya da bu konudaki itirazlara cevap olarak hazırlanmış eserlerin en meşhurlarının listesini vereceğiz. Mehdiyet konusunda İslami literatürde pek çok rivayet ve açıklama bulunmaktadır. Biz bu kitap kapsamında bunlardan yalnızca bir bölümüne, örnek olması amacıyla yer verdik. Amaç Peygamberimiz’in mütevatir ve sahih hadislerinde açıkça haber verilen ve pek çok İslam aliminin eserlerinde teferruatlı olarak ele aldıkları Mehdiyet konusunun şüphe götürmez bir gerçek olduğunu, İslam tarihi boyunca bu konunun işlendiği İslami kaynaklardan çeşitli örnekleri ortaya koyarak gözler önüne sermektir.

Hazreti Mehdi Hakkındaki Rivayetler “Mütevatir”dir

“Mütevatir” ne demektir?

Mehdi hakkında rivayet edilen hadislerin mütevatir olduğu hemen hemen bütün İslam alimleri tarafından kabul edilen bir gerçektir. Ancak, öncelikle “mütevatir hadis”in ne anlama geldiğini açıklamak gerekir. “Giriş” bölümünde de kısaca tarif ettiğimiz gibi, hadis bilimcilerine göre bir haber birçok kişi tarafından rivayet edilmişse ve bu ravilerin bir araya gelip haber uydurmaları, durumları itibarıyle teknik olarak mümkün değilse buna “mütevatir” haber denilir. Mütevatir habere de “tevatür” adı verilir.Bir kaynakta tevatür terimi şöyle tanımlanmaktadır:”Tevatür”, kelime anlamı olarak “kuvvetli haber, içinde yalan ihtimali olmayan ve bir cemaate dayanan kuvvetli haber” demektir. (Büyük Lugat-Tür-Dav, 3003)Diğer çeşitli kaynaklarda da mütevatir kelimesinin anlamı şöyle açıklanmaktadır:“Yalan üzerine birleşmeleri aklen mümkün görülmeyen toplulukların birbirinden ve ilk topluluğun direk Resulullah (SAV)’dan rivayet ettiği hadisi şeriftir. Yakin (hiç şüphe edilmeyecek) bir ifade eder. Artık bu hadis hakkında “Acaba bu hadis Resulullah (SAV) tarafından söylenmiş midir?” diye bir şüpheye imkan yoktur.” (Ömer Nasuhi Bilmen, “Muvazzah İlm-i Kelam”, s. 53)

mütavatirMÜTEVATİR HABER : Duyularla hissedilen bir şey hakkında yalan üzere ittifak etmeleri aklen mümkün olmayan bir kalabalığın verdikleri bir haber olup bizzat (yakini) ilim ifade eder. Böyle bir haber kat’i olarak sahih olup akideye taalluk eden meselelerde onunla amel vaciptir. (Mahmud Ebu Reyye, ” Muhammedi Sünnetin Aydınlatılması “, s. 300)
MÜTEVATİR HADİS : Yalan üzerinde birleşmeleri adeten mümkün olmayan raviler topluluğunun (“cemm-i ğafir”), her nesilde, kendileri gibi bir topluluktan alıp naklettiği, işitme veya görmeye (“mahsûsat”) dayanan hadistir. Kesin bilgi ifade eder, amel vaciptir, reddi küfrü gerektirir, tetkik ve tenkid dışıdır.
Lafzen Mütevatir : Bütün rivayetlerinde lafızları aynı olan hadistir ki “yok denecek kadar” azdır. “Men kezebe aleyye…” misalidir. Kayıt konmadan “mütevatir hadis” denince “lafzen mütevatir” anlaşılır.

Manen Mütevatir : Aralarında ortak bir nokta bulunan değişik lafızlı hükümlerin, tevatür şartlarını taşıyan râvîlerce rivayet edilmesiyle ortaya çıkan “ortak manaya” denir. Mesela, 100 kadar değişik lafızlı hadisten çıkan bir mütevatir mana Resûlullah Aleyhissalatü ves`selâm`ın “ellerini kaldırarak dua ettiğidir.” (İsmail Lütfi Çakan, “Hadis Usulü”, İFAV, İstanbul 1993, s. 105-150)

Mehdiyet Hadislerinin Mütevatir Olduğuna
Dair Alimlerin İzahları

Bu konuyla ilgili çeşitli alimlerin görüşlerini aşağıda veriyoruz:

MUHAMMED B. RESUL BERZENCİ

Mehdi’nin varlığı ve ahir zamanda zuhur edeceği, Peygamber (S) ailesinden ve Fatıma (A) oğullarından oluşu, tevatür ölçüsüne ulaşan hadislerle açıklanmıştır ve bu hadisleri inkar etmenin hiçbir anlamı yoktur… Tevatür ölçüsünü aşan, doğru ve açık hadislerde, Mehdi’nin Fatıma soyundan olup, dünya sona ermeden zuhur edeceği, zulüm ve haksızlıkla dolmuş olan dünyaya, adalet ve hakkaniyet getireceği, onun zamanında İsa Mesih’in gökten ineceği ve onun önderliğinde namaz kılacağı kanıtlanmış bulunmaktadır. (Muhammed b. Resul Berzenci, “el-İşaetü li Eşrat’is-Saeti”, s. 305)

ALAEDDİN ALİ B. HİŞAM MUTTAKİ HİNDİ

Allah’ın rahmeti sana olsun bil ki vaadedilen Mehdi’nin var oluşunda hiç kuşku yoktur . Üçyüz hadis ve eserle hatta daha fazlası ile bu kanıtlanmıştır. (Casim Mühelhil, “el-Burhan”, c. 1, s. 339)

ABDULMUHSİN BİN HAMD EL-ABBAD

Her Müslüman’ın, Peygamber‘in verdiği gaybi haberlere özellikle de Mehdi ve Deccal’ın zuhur edeceğine dair bildirdiği ön haberlere inanması, tasdik etmesi vaciptir. Bu itibarla Mehdilik hakkındaki haberlerin çokluğu senetlerinin doğru oluşuna rağmen, onları tutarsız saymak mümkün değildir. Ancak bilgisizler, hak ile kavgalı olanlar veya onların senetlerini incelemekten aciz olanlar bu haberleri inkar ederler. Oysa o hadisleri doğrulamak Peygamber hazretlerine inanmanın bir parçasıdır. Çünkü onun sözlerini kabul etmek, ona inanmanın bir gereğidir. Ve Allah Kuran’da (Bakara Suresi, 2-4) müminleri övdüğü gaibe inanışın ta kendisidir. (Dr. Abdulmuhsin bin Hamd el-Abbad, “Mecellet’ül-Camiat-ül-İslamiyye”, yıl 1, sayı 3, s. 624-627)

MUHAMMED NASREDDİN ALBANİ

Sözün özü şu ki, Mehdi’ye inanmak, peygamberden aktarılan tevatür hadislere dayalı köklü bir inançtır ve ona inanmak vaciptir. Çünkü Allah’ın buyruğunda (Bakara 2-4) takvalıların özelliklerinden olarak anlatılan gaibe inanmak inanışın bir parçasıdır. Cahillerden başkası bunu inkar etmez. Bu inanç kitap ve sünnette doğru kabul edilen inanışlar üzerine ölmeyi, Allah’tan diliyorum. (Muhammed Nasreddin Albani, “Mecellet’üt-Temeddün’il-İslami”, sayı 22, s. 646)

ŞEMSEDDİN MUHAMMED BİN AHMED SEFAREYNİ

Kıyamet gününün en büyük alametlerinden birisi de hakkında tevatür derecesini aşacak derecede hadis bulunan bir kişinin zuhur edeceğidir. İmamların sonuncusudur. Hz. peygamberden sonra peygamber olmayacağı gibi ondan sonra da imam olmayacaktır. Bu imam Fatıma oğullarındandır.

Birçok hadis hafızları, Mehdi’nin Peygamber soyundan olduğunu kabul etmişlerdir, böyle mütevatır bir konuya sırt çevirmek yakışık almaz. Hak ehllinin inancına göre, Mehdi, İsa Mesih’ten ayrıdır. Mehdi, Mesih’ten önce zuhur edecektir. Bu konu Sünni bilginleri arasında onların inancından sayılacak kadar yaygınlık kazanmıştır. (Şemseddin Muhammed bin Ahmed Sefareyni, “Levaih’ül-Envar’ül-Behiyye”, c. 2, s. 74, 76, 86)

EBU ABDULLAH MUHAMMED B. CAFER İDRİSİ KETANİ

. ..Mehdi hakkındaki hadisler o kadar çoktur ki, tevatür ölçüsüne ulaşmaktadır ve bunları reddetmek uygun olmaz.. . Eğer uzun olacağından endişe duymasam, bu konuda bildiğim hadislerin hepsini buraya kaydederim. (Ebu Abdullah Muhammed b. Cafer İdrisi Ketani, “Nezm’ül Mütenasir min ahadis’il-Mütevatır”, s. 145 ve 146)

ŞEHABEDDİN AHMED B. MUHAMMED GUMARİ

…Mehdi’nin zuhur edeceğine inanmak vaciptir , ona inanmak Peygamber’in buyruğunu doğrulamak için gereklidir. Nitekim bu konu Ehl-i Sünnet inanç kitaplarında kaydedilmiş ve kanıtlanmıştır. (Şehabeddin Ahmed b. Muhammed Gumari, “İbraz’ül-Vehm’ül Meknun”, s. 3 ve 4)

HASANEYN MUHAMMED MAHLUF EL-MISRİ

Müslümanlara sahih hadislere güvenerek Mehdi’nin ahir zamanda zuhur edeceğine tam olarak inanmalarını öğütlüyoruz. Çünkü bunun aksi sözleri söyleyenlerin ne diyanet bilgileri vardır ne de gerçekte bu hadislere inanırlar. (Hasaneyn Muhammed Mahluf el-Mısri, “Seyyid’ül Beşer Yetaheddesü An’il-Mehdiyyi-Müntazar”, kitabın önsözü)

EB’UL-HASAN MUHAMMED B. HÜSEYİN ABURİ

Mehdi’nin zuhur edeceğine dair birçok raviden mütevatir hadisler nakledilmiştir. Bu hadisler Mehdi’nin Peygamber ehli beytinden olduğunu, yedi yıl hüküm sürüp dünyayı adaletle dolduracağını, Mesih’in de ortaya çıkıp Deccal’i öldürmesinde ona yardım edeceğini ve Mehdi namaz kıldırırken İsa’nın onun arkasında namaz kılacağını vurguluyor” (Şemseddin Muhammed Kurtibi, “Tezkire”, s. 710)

EBU MUHAMMED HASAN B. ALİ EL-BERBEHARİ HANBELİ

…Ve Meryemoğlu İsa’nın gökten ineceğine, Deccal’i öldüreceğine ve Muhammed oğullarından Kaim’in arkasında namaz kılacağına inanmak… (Casim Mühelhil, “El-Burhan”, c 1, s. 426)

SAİD HAVVASAİD HAVVA

Araştırmacılar ahir zamanda ehli beytten bir halifenin olacağı anlaşmazlık göstermemişlerdir. İttifakla kabul edilen bu lider herkes tarafından Mehdi diye bilinenden başkası değildir. Buna göre biz de geleceği bildirilen o özelliklerdeki halifeye inanıyor ve o zuhur ettiği zaman onun taraftarlarından olmaya niyetliyiz. Allah’tan bu niyetimizle bize yardımcı olmasını diliyoruz.” (Prof. Said Havva, “El-Akaid’ül-İslamiyye”, c. 2, s. 1021-1026)

MUHAMMED B. ALİ ŞEVKANİ

. ..Bunlar hiç kuşku yok ki mütevatir hadislerdir, peygamberin buyruğu hükmündedir. Çünkü bu konuda içtihat yapılamaz ve kişisel hükümler geçerli değildir… Buna göre Deccal ve Mesih hakkındaki rivayetler mütevatır olduğu gibi Mehdi hakkındakiler de mütevatirdir. (Muhib b. Salih el’Bureyni, “Ikd’üd’Dürer Fi Ahbaril’Muntazar”, s. 14 ve 15)

ŞEYH HASAN ADVİ HAMZAVİ

Mehdi hakkındaki hadisler manevi tevatür ölçüsünü geçmiş, inkar edilmelerinin bir anlamı yoktur. (“Meşarik’ül-Envar”, f. 2, s. 115)

M. SIDDIK B. HASAN KUNUCİ

Fatımaoğullarından olan Mehdi hakkındaki hadisler tevatür ölçüsünden çoktur. “Sünen”, “Müsned” ve “Mu’cem” kitaplarında mevcuttur. (Kunuci, “el-İzaetü…”, s. 94)

İBN TEYMİYE

Resulullah’dan, ahirzamanda çocuklarından ismi ismine, künyesi künyesine denk, yeryüzünü adaletle dolduracak birisinin çıkacağını haber veren Mehdi hadislerinin hepsi sahihdir . (İbn Teymiye, “Minhacü’s-Sünne”, c. IV, s. 291)

ZAHİDU’L-KEVSERİ

Mehdi, Deccal ve Mesih ile ilgili hadislerin tevatür derecesine ulaştığına dair rivayetlerde, hadis ilimleri hakkında bilgi sahibi bulunan kimselerce şüphe götüren bir nokta değildir . Gerçi bazı kelamcıların kıyamet alametlerine itikadın yani iman etmenin vacip olduğunu itiraf etmelerine rağmen bunlar bu konuya dair bazı hadisler hakkında şüphe uyandırmaktadırlar. Fakat bu onların hadis ilminde derinlemesine bir bilgiye sahip olmadıklarının neticesidir, başkası değil. (Muhammed Zahidul’l Kevseri, “Nazratun abire fi Mezaimi Men Yünkirü Nüzule İsa Kable’l Ahire”, s. 49)

MUHAMMED B. HASAN EL-ESNEVİ

Muhammed b. Hasan El-Esnevi (Menakibiş-Şafii) eserinde der ki; Mehdi hususunda, Resulullah (SAV)’den nakl edilen haberler tevatür halini almıştır… O’nun, ehli beytinden olacağı haber verilmiştir… (Muhammed B. Resul Al – Hüseyni El Berzenci, “Kıyamet Alametleri”, Pamuk Yanıları, Trc. Naim Erdoğan)

Ehl-i Sünnet İtikadına Göre
Mütevatir Hadislere İnanmanın Gerekliliği

Mütevatir hadislere inanmanın gerekliliğini, mütevatir haberlerin dindeki önemini pek çok İslam alimi yazdıkları eserlerde vurgulamışlardır. Aşağıda çeşitli İslam alimlerinin bu konudaki görüşlerinden örnekleri veriyoruz:

ŞEHABETTİN İBN-İ HACER ASKELANİ

“Tevatür isnad ilminin konularından değildir. Çünkü isnad ilmi bir hadisin doğru olup olmadığını ravilerin kişiliğini ve vasıflarını iceleyerek ortaya koyar. Halbuki mütevatir bir haberin ricali (ravileri) incelemeye alınmaz, mütevatir hadise hiçbir sorgu yapılmadan amel etmek vaciptir.” (Dr. Subhi Salih, “Ulum’il-Hadis”, s. 151 ve 152)

MUHAMMED CEMALEDDİN EL-KASİMİ EL-DIMIŞKİ

“Bil ki doğrulukları ilmen isbat edilmiş bir zümre insanın rivayet ettiği hadis “Mütevatir”dir. Yani, bu kişilerin, tüm rivayet sınıflarında yalancılıkta elbirliği etmeleri ihtimali bulunmaz… Ravileri hakkında hiçbir münakaşaya girilmeden bu hadislere uyulması vaciptir.” (Muhammed Cemaleddin el-Kasimi el-Dımışki, “Kavaid’üt-Tahdis, min Fununi Mustah’il-Hadis”, s. 151)

NUREDDİN ATER

“Sahih veya Hasen hadislerin ravilerinde aranan adalet doğruluk gibi şartlar “mütevatir” hadis ravilerinde aranmaz. Çünkü bu hadisleri rivayet edenlerin sayısı o kadar çoktur ki, aklen bir araya gelip hadis uydurmaları mümkün olmaz. Bu nedenle hadis bilimcileri mütevatir hadisleri inceleme konusu yapmazlar. Onlara göre sadece bir hadisin doğruluğu veya geçerliliği inceleme konusu olur. Oysa mütevatir hadisin böyle bir şeye ihtiyacı yoktur… Bu ravilerinin yakin elde edilecek kadar çok oluşundandır. Bu da doğal ve zaruri bir olaydır. (Nureddin Ater, “Menhac’ün-Nakd fi Ulum’il-Hadis”, s. 405)

EBU ABDULLAH MUHAMMED B. CAFER İDRİSİ KETANİ

“Tüm ravileri, başında, ortasında ve sonunda normalde yalancılıkta elbirliği etmeleri mümkün olmayacak kadar çok olan haber “mütevatir”dir… Hadis bilimcileri mütevatir rivayet ravilerinin adil olmasını hatta Müslüman olmalarını bile şart koşmuyorlar… Baliğ, adil ve Müslüman sayılmaları, aynı şekilde yaşıyor olmaları gerekmiyor. Kafir, fasık, buluğa ermemiş olmaları caizdir. Herhangi bir özel sıfat taşımaları da şart koşulmamıştır.” (Ebu Abdullah Muhammed b. Cafer İdrisi Ketani, “Nezm’ül-Mütenasir min ahadis’il-Mütevatır”, s. 5-6-9)

EBU’S-SADAT MUHAMMED B. MUHAMMED EBU ŞOHBE

“Mütevatir haberlerde ravinini adil ve hatta Müslüman olması şart değildir. Çünkü mütevatirin kabul edilirlik gerekçesi anlatanların çok oluşudur. Nitekim bir şehir halkı bir olayın gerçekleştiğini haber verirlerse, sözleriyle kesin bilgi elde edilir.” (Dr. Ebu’s-Sadat Muhammed b. Muhammed Ebu Şohbe, “el-Vesit fi Ulumi ve Mustalah’il-Hadis”, s. 190)

EN-NEVEVİ

“Haber iki kısımdır: Mütevatir ve Ahad… Mütevatir haber, yalan üzere ittifak etmeleri mümkün olmayan bir kalabalığın yine kendisi gibi bir kalabalıktan naklettiği haber olup iki taraf (birinci tabaka ve ikinci tabaka) ve ortadakiler (bu ikisinin arasındakiler) eşittir. Bu kalabalık zanni olmayıp duyularla idrak edilen birşeyi haber verirler ve bu haber vermeyle yakini ilim hasıl olur. Muhakkiklerin genelinin da muvafık olduğu üzere tercih edilen görüş, tevatürün belli bir sayıyla sınırlandırılamayacağıdır.” (El-Cezairi, “Tevcihu’n-Nazar”, s. 33)

Mütevatir Rivayetleri Reddetmenin
İnkar Olduğuna Hükmeden Ehl-i Sünnet Alimleri

Buraya kadar bazı örneklerini aktardığımız ehl-i sünnet alimlerinin izahlarından, ahir zamanda Peygamber Efendimiz’in soyundan Mehdi adında mübarek bir zatın çıkacağına dair rivayetlerin mütevatir olduklarını gördük. Asılsız ve yalan olması akıl ve mantık açısından mümkün olmayan bu rivayetlere inanmanın gerekliliğini inceledik.

Durum böyleyken bazı İslam alimleri de, kesinlik arzetmelerinden dolayı, mütevatir hadisleri inkar etmenin doğrudan Hazreti Peygamber’i inkar etmek anlamına geleceğini belirterek, bunun da küfür olduğu şeklinde çok daha keskin bir hükme varmışlardır. Bu alimlerden bazılarının izahları şöyledir:

CELALEDDİN SUYUTİCELALEDDİN SUYUTİ

Biliniz ki: Her kim ister sözüyle, ister davranışı ile -fıkıhta belirtildiği üzere- (mütevatir hadisleri) inkar edip hüccet bilmezse kafir olur, İslam dairesinden çıkar; Yahudilerle, Hristiyanlarla ve Allah’ın dilediği grupla haşredileceklerdir. (Abdulgani Abdulhak, “Hücciyet’üs Sünnet”, s. 270, Miftah’ül Cennet’ten naklen)

EBU’L-FAZL ABDULLAH B. MUHAMMED EL-İDRİSİ

“…Çünkü, alimlerin aldığı karar gereğince her kim, Peygamber’den nakledilen hadisleri mütevatir olduğu kanıtlandıktan sonra, reddine dair kabul edilebilir bir gerekçe göstermeden inkar ederse kafir olur. (Ebu’l-Fazl Abdullah b. Muhammed el-İdrisi, “El-Mehdi-ül Muntazar”, s. 94, 95)

MUHAMMED EL-MEKKİ

Güvenilir ravilerin aktardıkları hadislerde Peygamber Mehdi’nin ahir zamanda zuhur edeceğini müjdelemiş, onun sıfatlarını ve zuhurunun belirtilerini açıklamıştır… Resulullah her kim vaadedilen Mehdi’yi inkar eder yalan sayarsa kafir olur denmiştir. (Alaaddin Ali b. Hişam Muttaki Hindi, “El-Burhan fi Alamati Mehdiyyi Ahirzaman”, c. 2, s. 865-876)

 
 

Hz.Mehdi Kimdir? Hz. Mehdinin Özellikleri ile Hz. Mehdi Ayetleri ve Hz. Mehdi Hadisleri ile Benzer Yazılar:

18 Aralık 2012 Saat : 6:55

“Hz.Mehdi Kimdir? Hz. Mehdinin Özellikleri ile Hz. Mehdi Ayetleri ve Hz. Mehdi Hadisleri” için 1 Yorum

  1. Cavit TAVUKÇU dedi ki:

    Mehdi konusunda en mantıklı açıklamayı rahmetli
    Ömer Seyfettin bir hikâyesinde yapmıştır.
    Okuyun

    http://www.liseedebiyat.com/hikayeler/3603-mehdi-omer-sefettin.html

Hz.Mehdi Kimdir? Hz. Mehdinin Özellikleri ile Hz. Mehdi Ayetleri ve Hz. Mehdi Hadisleri Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

 Son Yazılar FriendFeed

Blogroll

%d blogcu bunu beğendi:

Söz ve Şiir sitesi bir bilgi ve kültür sitesi olup, sitenin kuruluş amacı geçmiş ve gelecek arasına sözlerden ve şiirlerden oluşan yıkılmayacak bir köprü kurmak ve yaşayanları, yaşamışları, yaşananları unutmamak ve unutturmamaktır. Söz ve Şiir sitesinin herhangi bir kar amacı olmayıp, toplum yararına kurulmuş olan vakıf, dernek ve hayır kuruluşları hariç kar amacı güden hiçbir yapının reklamına sitede yer verilmeyecektir. Site içerisinde yer alan eserler internet ortamındaki ilgili internet sitelerinden veya konu ile ilgili görsel ve yazılı kaynaklardan derlenmiştir. Sitemizde yer alan eserlerin telif (yayın) hakları eser sahiplerine veya yasal temsilcilerine ait olup, eserlerinin sitemizde yayınlanmasını istemeyen eser hak sahiplerinin sitemize iletişim kutusundan bildirimde bulunmaları halinde söz konusu eserler en kısa zamanda sitemizden kaldırılacaktır.

Personal