Ağ Gelin Hikayesi

İçten ve duygulu bir ağıt olan Ağ Gelin Hikayesi, Kayseri ve civarındaki bir çok yerleşim yerinde bilinmektedir. Avşar aşireti içinde de çok sevilerek söylenmekte ve dinlenmekte olan bir hikayedir. Kızlar gelin giderken kınalarında bu ağıt söylenir, bir çok genç kıza ana ocağından ayrılırken bu ağıt söylenmiştir. Bu ağıt ile genç kızlar yiğidinin evine gönderilmiştir. Çoğu köyde düğünlerde halay çekenler halaya başlamadan önce davulcu ve zurnacıdan ağ gelin türküsünü çalmalarını isterler. Bir ağırlamaya veya hareketli halaya geçmeden önce, zurna eşliğinde çalınan bu havanın ezgisi ile halay çekenler Ağ gelin türküsünü söyleyerek halaya hazırlanırlar. Dadaloğlu’na da dayandırılan bozlak şeklindeki bu türkünün bitiminden hemen sonra ise hızlı bir halaya geçilir. Ağ Gelin Develi’de yaygın bir efsane şeklinde şu şekilde anlatılmaktadır. “Koçgun devri adı verilen 1603-1607 yıllarındaki isyan ve soygun hareketlerinde Develi’de etkilenmiştir. 1603 yılında ünlü eşkıya Tavil Mehmet’in yine Han Mehmet adındaki eşkiyanın yaptığı kötülükler ile aşiretler arasındaki kanlı çatışmalar meşhurdur. Ağ gelin efsanesi de bu kötü günlerin izlerini taşımaktadır. Efsanenin halk tefekküründeki gelişimi şöyledir. Develi’den bir Türkmen obası Erciyes’in güney eteklerinde bir yaylaya çıkarlar. Bu obada ahlaki ve fiziki güzelliğinden dolayı Ağ  Gelin adı verilen bir gelin vardır. Kocası ve iki çocuğu ile beraber mutlu yaşarlarken kocası gurbete çalışmaya gitmiştir. Develi çevresinde yaşayan bir eşkıya güzelliği ile şöhret bulan Ak Gelin’e göz koymuştur. Sahipsizliğinide anlayınca bir gece obayı basarak kaçırmak ister. Namus timsali Ak Gelin olayı anlar, gece karanlığında iki çocuğunu ve küçük sandığını yanına alarak, karışıklıktan da faydalanarak gizlice Erciyes’e doğru kaçar. Erciyes’in ortalarında öyle bir yere gelir ki ilerisi uçurum gidilmez, geriye dönse eşkıya. Gözyaşları ve çaresizlik içerisinde ellerini açar ve Allah’a yalvarır: -Allahım! Beni ve çocuklarımı ya taş et, ya da kuş. Duası kabul edilir. İlk defa taş et dediği için onlar taş kesilir. Güneş doğunca oba sakinleri ve eşkıya; Ak Gelin, iki çocuğu ve çeyiz sandığının hayretle ve şaşkınlıkla taş kesildiğini görürler. Günler sonra obaya dönen kocası olayı annesinden öğrenir. Koşarak ailesinin taş kesildiğini görür. Uzaklardan bir ses duyar. Yiğidim namusunu bir eşkiyaya çiğnetmedim. O eşkiyadan ahtımı koma. Bu ses Ak Gelin’in sesidir. Delikanlı taş kesilen ailesine bakarak. Alırım ahtını, koymam Ak Gelin diye haykırır. Türk milletinin gönlünün sesi olan Dadaloğlu, Ağ Gelin türküsünde de kendini göstermiştir. Dadaloğlu tarafından söylendiği belirtilen Ağ Gelin’in, Kaman’da söylenen bir hikayeside şu şekildedir. Ağ Gelin’in gerçekte Hamitli Cerit kızı olduğu, aynı zamanda da Dadaloğlu’nun karısı olduğu belirtilmektedir. Dadaloğlu eve gelmemiş, karısına bakmamış. O da aşiretine dönmüş. Hamit’e yerleşmiş. Dadaloğlu Uzun yıllar karısını arayıp sormayınca O da evlenmiş. İş işten geçtikten sonra Dadaloğlu çıkıp gelmiş. Yanmış yıkılmış oba oba gezip çalıp söylemiş. Kaman’da Mamalı Değirmeni’nde bir bağ evinde öldüğü söylenen Dadaloğlu’nun Tomarza İlçesi Dadaloğlu Kasabasında da mezarı bulunmaktadır.
Ağ gelin de indim ola yayladan Ağ gelin sürmelim oy
Kaşı değil gözü beni ağlatan Ağ gelin sürmelim oy
Bu güzellik sana kadir mevlâdan Ağ gelin sürmelim oy
Ölürüm de ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Sarı yazma pek yakışır güzele Ağ gelin sürmelim oy
Sarardı gül benzim döndü gazele Ağ gelin sürmelim oy
Ben gidiyom da sen yârini tazele Ağ gelin sürmelim oy
Ölürüm de ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Bir taş attım karlı dağın ardına Ağ gelin sürmelim oy
Düştü mola Ağ gelinin yurduna Ağ gelin sürmelim oy
Senin ile şu beylerin derdine Ağ gelin sürmelim oy
Alırım ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Ağ gelin de oturmuş çorap örüyor Ağ gelin sürmelim oy
Çorabın üstüne güller deriyor Ağ gelin sürmelim oy
Zalim anan uzaklara veriyor Ağ gelin sürmelim oy
Alırım ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Irmak kenarında biter yosunlar Ağ gelin sürmelim oy
Yosunun üstünde bizi yusunlar Ağ gelin sürmelim oy
İkimizi de bir mezara kosunlar Ağ gelin sürmelim oy
Ağ gelin de biri yari desinler Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Ağ gelin oturmuş taşın üstüne Ağ gelin sürmelim oy
Taramış zülfünü kaşın üstüne Ağ gelin sürmelim oy
Bir selamın gelmiş başım üstüne Ağ gelin sürmelim oy
Alırım ahtımı koymam sende Ağ gelin sürmeli sevdiğim
Bu yazı Edebiyat, Tarih kategorisine gönderilmiş ve , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Söz veya Şiir