Hastane Önünde İncir Ağacı Türkü Hikayesi

Komşusunun kızı ile beşik kertmesi olan bir genç vatani görevini yapmak için gittiği askerde vereme yakalanır. Hastalanan genç hava değişimi olarak memleketi Yozgat Akdağmadeni’ne gelir. Beşik kertmesinin ailesi vereme yakalanan gence kızlarını göstermek istemez. Gençde tedavi olmak için İstanbul’a gelir ve bir hastaneye yatar, genç duygulandığı bir anda hastanenin penceresinden gördüğü incir ağacından aldığı ilhamla hastane önünde incir ağacı türküsünü söyler.
23 Ağustos 2012
Okunma
bosluk

Fatih Sultan Mehmed Hayatı

II. Mehmed veya Fatih Sultan Mehmed 30 Mart 1432’de Edirne’de doğmuştur. 7. Osmanlı padişahıdır. Babası Sultan II. Murad, annesi ise Hüma Hatun’dur. Fatih Sultan Mehmed Divan Edebiyatında Avni mahlasını kullanmıştır.İstanbulun fethinden sonra Avrupada Büyük Türk olarak anılmaya başladı.Fatih Sultan Mehmed, uzun boylu, dolgun yanaklı, kıvrık burunlu, adaleli ve güçlü bir padişahtı. Fatih Sultan Mehmed yaşadığı devrin en büyük alimlerinden biriydi ve yedi tane yabancı dil biliyordu. Alim ve şairdi. Sanatkarları sık sık sarayına toplar, onlarla sohbet etmeyi çok severdi. İlginç ve bilinmeyen konular hakkında makaleler yazdırır, bunları incelerdi.Fatihin hocalığını da yapmış olan Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmed’in en çok değer verdiği alimlerdendi.Molla Güranide çoçukluk yıllarında Fatihe hocalık yapmıştır.Fatih Sultan Mehmed, soğukkanlı ve cesurdu. Eşi bulunmaz bir komutan ve iyi bir idareciydi. Yapacağı işler hakkında en yakınlarına bile hiçbir şey söylemezdi. Fatih Sultan Mehmed okumayı çok severdi.Fatih Sultan Mehmed Farsça ve Arapça’ya çevrilmiş olan felsefi eserler okurdu.

16 Ağustos 2012
Okunma
bosluk

Neyzen Tevfik(1879-1953)

Neyzen Tevfik 24 Mart 1879’da Bodrum’da doğmuştur.  Babasının görevi nedeniyle bulunduğu Urla kasabasında amatör bir neyzenden nota ve usul bilgileri öğrenerek ney çalışmaya başlamış ve kendi kendine ney bilgisini ilerletmiştir. İzmir İdadisi’ne başamış olsada bitirmeden ayrılmıştır. Neyzen Tevfik yine kendi kendine Farsça öğrenmiştir. İzmir Mevlevihanesi’ne girmiş, yine sonradan İstanbul’a yerleşmiş ve Galata ve Kasımpaşa Mevlevihanelerine devam etmiştir. 1902’de Bektaşi tarikatına girerek Bektaşi dervişi olmuştur. Neyzen Tevfik bir yandan da şiirle ilgilenmiştir. Şair Eşref’le ve Mehmet Akif’le tanışmış olan Neyzen Tevfik, şiir konusunda da her iki şairdende etkilenmiştir. Neyzen Tevfik 1908’den sonra kısa bir süre Mısır’a gitmiştir. 1913’te ise tekrar İstanbul’a dönmüştür.

29 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Hasan Sabbah(1035? – 1124)

Hasan Sabbah, (1035? – 1124), Büyük Selçuklu Devleti zamanında yaşamış olan, tarihin eski ezoterik ve Batıni örgütü fedaayiin (Karşı düşüncedekilere göre de Haşhaşileri) kuran ve ölene kadar liderliğini yapan kişidir.

İran’da Kum kentinde dünyaya gelmiştir. (Bazı tarihçilere göre buraya Kufe’den göç etmiştir.) Zamanın önde gelen okullarında okuma şansı bulmuştur. Ailesiyle birlikte Rey şehrine gittiğinde burada Şii inancının önderleriyle temas etmiş ve Şiiliği benimsemiştir. Dini çalışmalarını geliştirmek için Fatimiler’in hakim olduğu Kahire’ye gitmiştir. İran’a döndüğünde Selçuklu sarayında yüksek bir memuriyetle işe başlayacaktır. Bu dönemde ünlü Büyük Selçuklu veziri Nizamülmülk’ün emrinde çalışmaya başlamıştır.

Bazı iddialara göre Nizamülmülk, Ömer Hayyam ve Hasan Sabbah birlikte aynı dönemlerde öğrencidirler ve yakın dost olduklarına ilişkin söylenceler de vardır. Lakin bu efsanenin doğruluğuna dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.

21 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

II. Abdulhamid (1842-1918)

II. Abdülhamid ( 19 Ağustos 1842 –  10 Şubat 1918), Osmanlı İmparatorluğu’nun 34. padişahı ve 113. İslam halifesidir.

Sultan Abdülmecid’in oğludur. Henüz 10 yaşındayken annesi Tirimüjgan Sultan öldü. Bakımını Abdülmecid’in diğer çocuksuz eşi Piristû Kadın Efendi üstlendi. Piristû Kadın Efendi, Abdülhamid’i kendi çocuğu gibi büyüttü. Babasının ölümünden sonra yerine geçen amcası Abdülaziz diğer şehzadelerle birlikte Abdülhamid’in eğitimiyle de yakından ilgilendi. 1867 yılında çıktığı Avrupa gezisine Abdülhamid’i de beraberinde götürdü.

Amcası Abdülaziz’in 1876’da tahttan indirilmesi ve şüpheli koşullarda ölümü, ağabeyi V. Murat’ın tahta geçirildikten üç ay sonra ruhsal çöküntü geçirdiği iddiasıyla tahttan indirilerek Çırağan Sarayı’na hapsedilmesi olaylarına tanık oldu. 31 Ağustos 1876’da padişah ilan edildi ve 7 Eylül günü

1 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Beş Hececiler

5 HECECİLER adıyla anılan, Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy) 1891-1971; Enis Behiç (Koryüek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiyet dönemindeki Milliyetçilik ve Tük halkını bir araya toplama sürecinde ortaya çıkmış; yurt sevgisini dile getiren hece ölçüsüylüe şiirler yazarmışlardır. “Konuşulan güzel Tükçeyi yazı diline geçirerek yeni ve büyük davayı kazanan ve kazandıranlar” olarak nitelendirilen 5 Hececiler; Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin’in başlattığı “Yeni Lisan”anlayışının etkisiyle, Osmanlıcadan arınan bir dille şiir yazmaya yöneldiler. Ulus/ulusçuluk bilincini sürekli ön planda tutmuşlardır. Beş Hececiler Hareketi, aruzla yazanlara bir tepkiydi, biçimde ve içerikte sadeliği getirdi. Bu işlevlerinden öte, bir rejimin sorunlarını da tartışmaya yönelmişlerdir. Şiire 1. Dünya Savaşı ve Millî Mücadele yıllarında başlayan, Mütareke yıllarında şöhret kazanan Beş  Hececiler, Anadolu’yu ve vasat insan tipini şiire soktular. Memleket sevgisi, yurt güzellikleri, kahramanlık ve  yiğitlik, işledikleri başlıca konulardır. Hecenin bu beş şairi millî edebiyat akımından etkilenmiş  ve aruzu bırakarak şiirlerinde heceyi kullanmaya  başlamışlardır. Bunda da oldukça başarılı olmuşlardır. Özellikle Ziya Gökalp’ ten etkilenerek Milli edebiyat akımına yönelmişlerdir.

21 Nisan 2012
Okunma
bosluk

Ernesto Che Guevara(1928-1967)

Ernesto Che Guevara 14 Haziran çarsamba günü Arjantin’in önemli şehirlerinden Rosario’da doğdu.  Ernesto “Che” Guevara, kısaca Che Guevara ya da el Che, Arjantinli doktor, marksist politikacı ve dönemin Küba gerillaları ile Enternasyonalist gerillalarının lideridir. Che henüz iki yaşında iken ilk astım krizine yakalandı.Sierra Maestra’da Batista ordularına karşı savaşırken Che’ye zorlu dakikalar yaşatan bu hastalık,Bolivya ormanlarında Barrientos’un askerleri tarafından vuruluncaya kadar yakasını bırakmadı. Yüksek mühendis olan babası Ernesto Guevara Lynch, Irlanda asıllı bir aileden, annesi Clia dela Sena ise Irlandalı-Ispanyol karışımı bir aileden geliyordu.Che üç yaşında iken ailesi Buenos Aires’e yerleşti. Daha sonraları astım krizlerinden dolayı Che’nin durumu dahada kötüleşti. Doktorlar tedavisinin çok güç olduğunu, mutlaka iklim değiştirmesi gerektiğini söylediler. Böylece Guevara ailesi yeniden göç etti.Cordoba’ya yerleştiler. Guevara ailesi tipik bir burjuva ailesi idi. Politik eğilimleri itibariyla da sola açık liberal olarak tanınırlardı. Ispanya iç savaşında açıkça cumhuriyetçileri desteklemişlerdi.

15 Nisan 2012
Okunma
bosluk

Victor Hugo(1802-1885)

Fransız şair ve yazar, Romantizmin önderi Victor Hugo, Fransa tarihinin en çalkantılı günlerinde 26 Şubat 1802′de Besançon‘da doğdu, 22 Mayıs 1885‘te Paris‘te öldü. Napolyon ordusunda general olan babası, imparatorun parlak döneminde önemli görevlerde bulundu, bir çok dış ülkeye seyahat etti ve Madrid’te valilik yaptı. Hugo, anne ve babası arasındaki geçimsizlikler nedeniyle genellikle annesinden uzak kaldı; annesi ile birkaç  yıllığına  Feuilland Manastırı‘nda yaşadı, daha çok  babası ile yaşadı.
 
 
13 Nisan 2012
Okunma
bosluk

Friedrich Wilhelm Nietzsche

Alman filozof ve yazar. “Ebedi dönüş”, “Amor fati”, “Güç istenci”  ve “Üst-insan”  kavramlarını felsefe dünyasına kazandırmıştır. Çoğu edebiyat çevresince, Avrupanın en büyük yazarı olarak kabul edilmektedir. Yazdığı eserler zamana meydan okumuş ve 21. yüzyıl dahil tüm zamanların en fazla alıntı yapılan filozofu Friedrich Wilhelm Nietzsche olmuştur. “Thus Spoke Zarathustra”(Böyle Buyurdu Zerdüşt), “Ecce Homo”, “Die Geburt der Tragödie aus dem Geiste der Musik” (Müziğin Ruhundan Tragedyanın Doğuşu), “The Twilight of the Idol”s (Putların Alacakaranlığı) önemli eserlerindendir.

 

7 Nisan 2012
Okunma
bosluk

Mevlana Celaleddin-i Rumi(1207-1273)

Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna’nın babası Belh şehrinin ileri gelenlerinden olup sağlığında “Bilginlerin Sultanı” ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahaeddin Veled’dir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin’in kızı Mümine Hatun’dur. Sultânü’l-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh’ten ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü’l-Ulemâ 1212 veya 1213 yıllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh’ten ayrıldı. Sultânü’l-Ulemâ’nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış Mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaşmıştır. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar’ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır. Sultânü’l-Ulemâ Nişâbur’dan Bağdat’a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâbe’ye hareket etti. Hac farizasını yerine getirdikten sonra dönüşte Şam’a uğradı. Şam’dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende’ye (Karaman) geldi. Karaman’da Subaşı Emir Musa’nın yaptırdıkları medreseye yerleşti. 1222 yılında Karaman’a gelen Sultânü’l-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldı. Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala’nın kızı Gevher Hatun ile Karaman’da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna’nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adında iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun’ u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerra Hatun ile ikinci evliliğini yaptı.
7 Nisan 2012
Okunma
bosluk
 Son Yazılar FriendFeed

Blogroll


Söz ve Şiir sitesi bir bilgi ve kültür sitesi olup, sitenin kuruluş amacı geçmiş ve gelecek arasına sözlerden ve şiirlerden oluşan yıkılmayacak bir köprü kurmak ve yaşayanları, yaşamışları, yaşananları unutmamak ve unutturmamaktır. Söz ve Şiir sitesinin herhangi bir kar amacı olmayıp, toplum yararına kurulmuş olan vakıf, dernek ve hayır kuruluşları hariç kar amacı güden hiçbir yapının reklamına sitede yer verilmeyecektir. Site içerisinde yer alan eserler internet ortamındaki ilgili internet sitelerinden veya konu ile ilgili görsel ve yazılı kaynaklardan derlenmiştir. Sitemizde yer alan eserlerin telif (yayın) hakları eser sahiplerine veya yasal temsilcilerine ait olup, eserlerinin sitemizde yayınlanmasını istemeyen eser hak sahiplerinin sitemize iletişim kutusundan bildirimde bulunmaları halinde söz konusu eserler en kısa zamanda sitemizden kaldırılacaktır.

Personal